Ren uzun bir nefes verdi. "Buraya kadarmış, değil mi? Yardımıza gelecek kimse kalmadı."
Aedion şömine rafına yaslanıp "Hoş bir son olmayacak," dedi. Özellikle de üçüncü kuleyi yeniden işler hale getirdiklerinde."
Artık Morath'i gafil avlamak için ikinci bir fırsatları olmayacaktı. Aedion çenesiyle genç lorda işaret etti. "Biraz dinlenmelisin."
"Ya sen?"
Aedion öylece alevlere baktı.
Ren "Bu bir onur olurdu," dedi. "Bu saray meclisinde hizmet etmek. Senin yanında."
Kule tekrar sarsıldı. Maeve'in nefesleri aksadı. Beni böyle bırakamazsın. Beni bulur ve beni kontrolüne alıp...Senin de beni kontrolüne alacağın gibi mi? Dorian bir kargaya dönüştü. Odada kanat çırptı.
Morath bir kez daha gümbürdedi. Tepesinden bir öfke çığlığı geldi. Ses öyle tiz ve dünya dışıydı ki Dorian ürperdi.
Erawan'e söyle, dedi Dorian. Pencere pervazında bekledi. Bunu Adarlan için yaptım.
Dorian elini kılıçtan tamamen çekip ağlayan kıza gözlerini dikti.
Manon olsa yapardı. Kızı geri kalan tek yolu kullanarak özgür bırakırdı. Chaol olsa kızı yanına alır sonuçlarına aldırış etmezdi. Aelin. Dorian onun bu durumda ne yapacağını kestiremiyordu. Kim olmak istiyorsun?
Dorian onların hiçbiri değildi. O... sadece kendisiydi.
Acıyı ve kaybetmenin yükünü yaşamış bir adamdı, evet. Fakat dostluğu ve neşeyi de tatmış bir adamdı
Acı ve kaybetmenin ağırlığı onu büsbütün yıkmamıştılar. Onlarsız mutlu anlar o kadar aydınlık olur muydu? Onlarsız yine yaşanmasınlar diye Dorian bu kadar büyük çaba sarf eder miydi?
Kim olmak istiyorsun?
Tacına layık bir kral. Parçalananları yeniden bir araya getirecek bir kral. Hem kendi içinde hem de topraklarında parçalanan her şeyi Kız hıçkırırken Dorian'ın eli Damaris'in kabzasına gitti.
Sonra bir çatırtı geldi. Kırılan kemiğin sesi
Daha az önce ağlayan kızın başı şimdi bir kenarda duruyor, gözleri cansız bakıyordu.
Dorian döndü. Dilinin ucunda bir haykırışla. O anda Maeve odaya adım attı. Maeve "Bunu bir düğün hediyesi olarak görün majesteleri," dedi. Dudakları kıvrıldı. "Sizi o kararı almaktan kurtardım."
Maeve, Dorian'a soğuk bir bakış attı. "Bir el çabukluğu... Sen kuleye girerken."
"İçeri giremem."
"Ben dünyalar arası bir gezginim," dedi
Maeve. "Bir evrenden bir diğerine seyahat ettim. Sen ise bir odadan diğerine gitmenin çok zor alacağını mı düşünüyorsun?"
"Bir şey seni yıllar boyunca Terrasen'e gitmekten alıkoydu mesela."
Maeve'in çenesinde bir kas gerildi.