Henüz hiçbir incelemeye bakmadım, tamamen kendi takıldığım şeylerden bahsetmek istiyorum. Öyle bir kurgu neresinden tutsam elimde kaldığından her detaya değinemeyebilirim. Öncelikle zaten kötü olacağını bildiğim bir kitabı okurken nasıl bu kadar şaşırdım bilmiyorum. Çoğu kötü kitabın bile bir akıcılığı vardır. En kötü, ne olacağını merak edersin ve bir şekilde sayfa çevirtir. Bu kitapta hiçbir şey yok.
Ne karakterleri ilgi çekici ne de konusu.
Kitabın suikastçı dediği şey, suikastçı değil asker yetiştiriyor bunlar. Suikastçı dediğin daha sinsi, çevik, gizli olur. Yanlışım varsa düzeltebilirsiniz buradan sonrası baya öznel kaçabilir ama düşüncelerimi törpülemeden yazacağım. Suikatçılar bir ülkeyi toplu korumak için yeterli değil. Belki video oyunu kafasıyla düşünüyorumdur ama bunların asıl olayı gizlilik değil mi? Bir savaş çıktığında gizli gizli mi savaşacaksınız? Aldıkları eğitim dümdüz savaşçı eğitimi. Büyük ihtimalle suikasçı olmak yazara daha havalı geldiğinden bu şekilde tercih etmiş.
Karakterlere gelirsek Rowenan tam bir salak. Güya annesinin ölümünü araştırmak için suikasçı okuluna gidiyor. Ama yaptığı tek şey iki tane kilitli odaya girmeye çalışmaktan öte değil. Sırf Cunt ile etkileşimi olsun diye Lena'yı bayıltıp onun yerine geçmesi ve eğitmeniyle öpüşmesini saymıyorum bile. Ayrıca sürekli bu gerizekalı yerden bitmenin ay "yok ben şöyle tehlikeyim" yok "benim neler yaptığımı bilse benden korkardı" tarzı salak kendini övmeleri cinnet geçirtti. Kaliteli bir kadın karakter yazmak istiyorsanız, karakterin kendisini övmesine gerek yok. Eğer iyi olsaydı okuyucu bunu zaten o kendini övmeden anlardı. Ama Rowenan o kadar kötü bir başrol ki, yazar bir şekilde okuyucu manipüle etmeye çalışılmış herhalde.
Kant... çok kötü. Gerçekten şu haşin erkek sevdanız bi bitmedi.