"Bana ne kadar acımasız davrandığını şimdi anlıyorum, ne kadar acımasız davrandığını ve nasıl aldattığını. Neden beni hor gördun? Neden kendi kalbini de yanılttın, Cathy? Seni avutacak tek söz söylemeyeceğim Bunu hak ettin. Sen kendi kendini öldürdün. Evet, beni dilediğin kadar öpüp ağlayabilirsin, benden de karşılık görebilir, bana da gözyaşı döktürebilirsin, bunlar seni yakıp bitirecek, seni kahredecek. Beni seviyordun - öyleyse beni bırakıp gitmeye ne hakkın vardı? Söyle, Linton'a duyduğun o geçici heves yüzünden beni bırakıp gitmeye ne hakkın vardı? Çünkü ne yoksulluk ne alçalma ne ölüm, kısacası Tanrı ile Şeytan'ın elbirliğiyle üzerimize yığabileceği hiçbir şey bizi ayıramayacakken, bunu sen kendi isteğinle yaptın. Senin kalbini ben kırmadım, onu sen kendin kırdın; kendininkini kırarken benimkini de kırdın. Güçlü oluşum benim için daha da kötü. Yaşamak istiyor muyum? Benim için bu nasıl bir yaşam olacak, sen... Of, Tanrım! Ruhum mezardayken bedenim yaşamış, ne yapayım?"
okuduğum en değişik klasik diyebilirim ve bu kendine has değişikliğine de ba-yıl-dım. çünkü bence emily bronte tamamen viktorya döneminde alışık olduğumuz iki aşık kavramının dışına çıkıyor, asi bir işle karşımızda. olayların akışında asla bir sakinlik yok ve karakterler birbirlerine resmen deccal gibi davranıyor ama bu da romanın çekici olan tarafı bence. belki de bu hızlı anlatım hikaye içinde hikaye gibi oluşturulan çerçeve hikaye tekniğiyle yazıldığı için olabilir. sonuçta birinden bir hikaye dinliyoruz.
anladığım kadarıyla yazarımız toplumdan biraz kopuk biri, o sebeple insan ilişkileri konusunda ya da iletişim konusunda oldukça eksik tarafı var. ama bu sessizlik ve içe kapanıklığın getirisi olarak çok iyi bir hayal gücü de görüyoruz. hatta kardeşlerin beraber oluşturdukları bir fantastik dünya bile varmış. yazarın bu yabani tarafı resmen heathcliff denen o adam ve catherine karakterinde buram buram karşımıza çıkıyor. öyle ki hanım hanımcık dediğimiz isabella bile hatrı sayılacak derecede cadaloz bence...
kitabın bence catherine'in ölümünden sonraki kısımları biraz karmaşıktı. hatta sonunun böyle olacağına ihtimal vermemiştim. keşke heathcliff ve catherine birbirlerine yar olup diğer insanların hayatlarını karartmasalardı..
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202157,8bin okunma