Buz gibi hissettim kendimi yine, onarılmayacak, geri getirilemeyecek bir şeylerin sezgisiyle. Onun
gülüşünü bir daha hiç duymayacak olmayı kaldıramayacağımı biliyordum. Benim için çölün ortasında
bir tatlı su kaynağıydı o.
"Küçük adam," dedim. "
"bir şeyi anlamaya çalışırken neyi dikkate
almam gerektiğini bilmiyordum. Sözlere değil, yapılanlara bakmalıydım. Güzel kokularıyla beni öyle
büyülemişti ki... Ondan uzaklaşmamalıydım... Onun bana yaptığı o küçük numaraların arkasında yatan
sevgiyi anlamalıydım. Çiçekler çok tutarsız oluyorlar. Ama onu nasıl sevmem gerektiğini
bilemeyecek kadar küçüktüm..."
İnsan Ruhu
Eğer logos her şeyse ve maddi hali ateş ise, insan ruhu ve eylemi, başka şeyler gibi, ateşten olmalıdır. İnsan ruhu ateşten oluşur. Nemden doğar ve tamamen suya dönüştüğü vakit ölür. Hayatı boyunca nemliliğinin ve kuruluğunun düzeyi etkinliğine göre değişir. Dikkatli, uyanık, dinç ruh kurudur. Nemli ruh ise dalgın, zayıf ve uyuşuktur. Herakleitos bu yüzden içkiyi önermez: "Bir insan sarhoş olduğunda, sendeler ve nereye gittiğini bilemez, nemli ruhuyla." Nemli ruh sarhoştur, uykuludur, anlama yetisinden mahrumdur.
Sizler de, yargıçlar, benim gibi ölümden korkmayın. Şunu da bilin ki, iyi bir insana, ne yaşarken, ne de öldükten sonra, hiçbir kötülük gelmez. Onu ve onun gibileri tanrılar her zaman korur. Benim yaklaşan sonum, yalnızca bir tesadüf değildir, tam tersine, apaçık görüyorum ki ölmek ve böylece bütün acılardan tümüyle kurtulmak, benim için daha değerlidir, işte içimden gelen işaretin beni alıkoymamasının nedeni budur.