Neriman

Neriman
@neri_bykl
Puan vermedi·400 syf.··
2025 6. kitabı
Orhan Kemal’in eseri olan “El Kızı” isminden de anlaşılacağı üzere el kızı olarak bakılan Nazan’ın hikayesini konu ediniyor. Annesiz ve babasız büyümüş olan Nazan, evlendiği adamın evinde el kızı olarak görülür ve kayınvalidesi ve eşi tarafında pekçok haksızlığa uğrar. Nazan yaşadığı çevredeki toplumun kadına yüklediği baskılar altında yaşamış olduğundan kitap boyunca saflık dediğimiz durumu üzerinden atamaz, hiçbir durumda kendisini savunamaz. Bu da hayatı boyunca hep birilerinin onu çektiği yöne doğru akıp gitmesine sebep olur. Öyle ki kitap boyunca Nazan’ın çilesi bitmek bilmez. Yaşanılanların hepsi kader mi yoksa insanın seçimi mi ya da insanın iradeli ve açıkgöz olması ile mi alakalı, kendinizi bunun düşüncesi içersinde bulursunuz. Orhan Kemal Nazan üzerinden o dönemde yaşayan kadınların toplumdaki yeri, toplumun kadına bakış açısını muhteşem anlatımıyla okuyucuya aktarıyor.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·280 syf.··
2024 6. kitabı
Unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı” diyor yazar. Bir başka yazarın “ Her unutuş bir eksiliş gibi gelmiyor mu?” dediğini hatırlıyorum. Unutmak mı hatırlamak mı hangisi diye sorup buna cevap aradığım bir kitaptı. Sahiden unutarak mı yaşayabilirdik yoksa hatırlayarak mı? Hangisi daha kolay görünüyor düşünüyorum. Bazen hatırlamak için binbir çaba gösterirken bazen unutmak için hafızamızdan siliyoruz geçmişi. Sonra hikayeyi okuduğumda soruyorum unutmadan yaşayabilir miydik? Geçmişin karanlığını, acılarını bir ömür kendimizle yaşatmak… Herhalde ölmek daha iyi olurdu bu durumda. Sonra diyorum tüm bu kötü anıların yanında geçmişteki güzel duyguları da silip atmak isteyebilir miyiz? Sırf o karanlık yanı unutmak pahasına anılarımızda kalan güzel duyguları da hiç bize ait değillermiş gibi hafızamızdan silip atmak isteyebilir miydik? Peki neydi o hatırlanmaya değer güzel anılar mesela aşk mı? Aşk hatırlanmaya mı değer unutmaya mı? Hatırlanmaya değer olduğunu düşünürdüm ama unutmaya da değer olduğunu anlıyorum. Çünkü “duyguların en tehlikelisiydi aşk.” İnsanı kendisine esir ediyordu, hayatını elinden alıyordu. Kimi zaman da bambaşka bir kişiliğe eviriyordu kişiyi. Hayat eskisi gibi normal akışında akmıyordu. Aşkta her duygu hatırlamak ya da unutmak üzerine kuruluyordu.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,6bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2024 4. kitabı
Kitap yoksul bir denizci olan Martin' in hayatını değiştirmek istemesiyle başlar. Ruth onun hayatını değiştirmek istemesindeki önemli bir etkendir. Kendisi okumamış topluma göre alt sınıftan biridir, Ruth ise okumuş ve üst sınıfa mensuptur. Ruth' a aşıktır ve onu kendisinden üst sınıfta gördüğü için onun seviyesine ulaşabilmek icin çabalar. Ruth'u ulaşılamaz görür ve ona ulaşabilmek adına eğitim almaya başlar. Kitaplarla da bu vesileyle tanışmış olur. Okudukça daha çok merak eder daha çok okumaya araştırmaya başlar. Artık kendi düşünceleri fikirleri oluşmaya başlamıştır. Ruth' sa eğitimli fakat kendi kabuklarından sıyrılamamıştır. Kendi toplumunun kalıpları ve doğruları içinde yaşamaya alışkındır. Martin' i sever fakat onu bir kalıba sokmaya çalışır. Martin' se bu kalıba girmeyi her seferinde reddederek kendi hayalleri üzerinden yol almaya devam eder. Zamanla kitapları çok sever ve yazar olmaya karar verir. Çevresindeki insanlar onu bu hayalinden vazgeçirmeye çalışsalar da Martin bu tutkusundan vazgeçemez. Yazar olmak uğrunda aç ve parasız kalır. En zoru da çevresindeki insanların alaylarına katlanmak zorunda olmasıdır. O devamlı yazar fakat hiçbir yayınevinden bir dönüş alamaz. Yaptığı girişimler defalarca başarısız olur artık herkes onu başıboş işlerle uğraşan biri olarak görecektir. En sonunda yalnız kalacak ve çevresinde kimse kalmayacaktır. Ta ki bir gün yazdığı yazılar değer kazanıncaya kadar. Bu yazıların değer kazanması Martin'e büyük bir ün ve beraberinde şöhreti getirecektir. Bu değisimle birlikte Martin, cevresindeki insanların arttığını, gidenlerin geri döndüğünü etrafında pervane olduklarını görecektir. Ve hep o aynı cümle beyninde tekrarlanacaktır. " Yapıtlar tamamlanmıştı." Evet, kimsenin ona değer vermediği günlerde yapıtları tamamlanmıştı ve kimse
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2024 3. kitabı
Kimi hikayeler insanı uyandırır ve yaşamda bir dönüşüme yol açar. Maya'nın hikayesi de öyle. Yaşadığı birkaç gün onun hayatında dönüm noktası olacak ve kendine, geçmişe, geleceğe kısaca dünyaya bakış açısını değiştirecektir. Geçmişi unutturmak istemiyorsanız bunu hikayeleri ustaca anlatarak, o duyguları hissettirerek yapabilirsiniz. Aksi takdirde bir düz yazıda yazılan ölüm sayıları, adaletsizlikler, aşk acısı gibi hiçbir şey insanda bir iz bırakamaz. O zaman yaşanmışlıklar, acılar kendi dönemlerinde gömülür kalır ve sonrasında hissedilmezler. Yazar yaşanmışlıkları öyle anlatıyor ki sanki olaylar hiç geçmişte yaşanmamış, o insanlar hâlâ aramızda ve bir yerlerde acı çekiyorlar gibi. Kitapta aşk, tarih, siyaset gibi pekçok kavram iç içe. Hikayeyi okudukça bir yandan duygulanıp bir yandan da olup bitenleri sorguluyorsunuz. Öte yandan aşkı iliklerinize kadar yaşıyorsunuz. İnsanlar duyguların tümüyle tanışık değildir. Bazen aşkı, bazen bir bir ölümü acısını, bazen başka bir duyguyu bilemezsiniz. Bunların nasıl bir his olduğunu nasıl bir psikoloji yaşattığını anlayamazsınız ama bir kitapta bu duyguları hissedebilir anlayabilirsiniz. Bazı kitaplar sizi bilmediğiniz anlam veremediginiz duygularla tanıştırır. Serenad da benim için o kitaplardan biriydi. Bana daha önce hissedemediğim yaşayamadığım duyguları yaşattı.
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021164bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2023 2. kitabı
Yazarın kendi gözlemleriyle dünyayı algılayışını Kahire'nin sokaklarından birine yansıtan bu roman, insanların birbirinden farklı yaşam biçimlerini konu ediniyor. Her bir karakterde farklı bir kişilik betimlenmiş, böylece kendinizi o kişilerle bütünleştirip duygularını anlayabiliyorsunuz. Kin, nefret, heyecan, özlem gibi daha birçok duyguya yer veren bu eser dünyayı pespembe göstermenin aksine karamsar bir havayla anlatıyor. Bu da yazarının dünyayı anlamlandırmasıyla ilgili olmalı. Fakat tüm bu karamsarlık havasına rağmen bu anlatılanların gerçeğin ta kendisi olduğunu düşünmekten de kendinizi alamıyorsunuz. Sürükleyici anlatımı olmasıyla da sık sık merak duygunuzu kamçılıyor. Kendisini çabucak okuturken zihni de harekete geçirip hayal gücünüzü canlandırıyor.
Midak SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20201,770 okunma
Reklam