27 Mayıs 1960 İhtilali ve sonrasındaki Yassıada Yargılamaları, Türkiye’de sadece bir siyasi iktidarın devrilmesini değil, o iktidarın gölgesinde büyüyen yeraltı ve "arka sokak" ilişkilerinin de dökülmesini sağladı. Lüks Nermin’in mahkemelere konu olan ilişkileri, nüfuz ticareti ve dönemin kudretli isimleriyle olan bağları, siyasetin ahlak ve güçle imtihanını gözler önüne seren cinstendi. Langa Fatma: Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Galata ve Langa hattında nam salmış, dönemin kabadayılarına kafa tutan ilk figürlerden. Çanakkaleli Melahat: Lüks Nermin ile hemen hemen aynı dönemlerde (50'ler ve 60'lar) fırtına gibi esen, lüks arabaları, mücevherleri ve yine bürokrasideki "tanıdıklarıyla" bilinen bir başka aktör. Ayşe Nimet ve Matmazel Zurnik: Sektörün kurumsallaşma ve azınlıklar/yerliler arasındaki geçiş dönemlerinin ünlü işletmecileri. Matild Manukyan: İşin sadece "sektör" boyutunda kalmayıp, kazandığı parayı gayrimenkul imparatorluğuna dönüştüren ve vergi rekortmeni olarak bizzat devletten ödül alan en son ve en büyük figür. Bu isimlerin hiçbiri sadece kendi "ticari zekalarıyla" o devasa güç ve dokunulmazlık zırhını kuşanmadılar. Siyasetin ve bürokrasinin kirli işlerini örtbas eden, onlara alan açan veya finansman sağlayan birer enstrüman olarak görüldüler. Ne zaman ki arkalarındaki siyasi irade (Menderes dönemi ve Lüks Nermin örneğinde olduğu gibi) çöktü, devlet o "yolu" anında geri aldı ve onları birer suçlu ya da ibretvesikası olarak kamuoyunun önüne attı. Tarihin bu gölgede kalmış, lüks ve sefaletin, güç ve çöküşün iç içe geçtiği sayfaları, toplumsal hafızanın en sarsıcı parçalarından biridir.
Siyaset
Yeditepe İstanbul ve Nermin Yıldırım tarzı romantizmi bayık ve abartı buluyorum.
Alıntı
Reklam
Görmeye karar vermedikçe, kimsenin neye benzediğini bilmemiz mümkün değil. Yakından baktığımızda bile. Nermin Yıldırım
Alıntı
15.06.26
Senden sonra nasıl Osho okurum bilmiyorum. Nermin Yıldırım’la yola devam ediyorum.
deli gibi uykum var nermin gövdemi söküyor şafak ipliğim çözüldükçe içimde ağırlaşan bir ittifak deli gibi uykum var nermin elimden hiçbir şey gelmiyor inan Alper Gencer
...🏡"Neydi ev sahiden? Yeri geldiğinde tren kompartımanlarını,gemi kamaralarını,sokak banklarını, kaplumbağaların kabuklarını,ihtiyarların hatıralarını, çocukların umutlarını yuva yapan neydi? Sığındığımız yer miydi yuva? Gittiğimiz mi,terk ettiğimiz mi, döndüğümüz mü yoksa?" Kitap tam da bu alıntıdaki gibi Porto'dan İspanya'ya uzanan bir Comino yürüyüşünü anlatırken aslında Seher'in kendi evinin neresi olduğunu yürürken aklına gelen çocuklukta yaşadıklarını aslında fiziksel bir yolculuktan çok Seher'in içinde yürüyüp de bitiremediklerini aktarıyor bizlere. Ve kitabın her cümlesinde "Peki, benim evim neresi?" cümlesini sorgulatıyor. Nermin Yıldırım içsel yolculukları,hayata geç kalınmışlıkları, psikolojik tahlillerle bizlere muhteşem cümleleriyle eşlik ediyor. Seher yürüyor ama sanki içimizdeki duygulara ,hepimizin düşünüp de söyleyemediği birikmişliklerimize de sesleniyor. Bu yürüyüşe başlarken tek başına olacağını sanıyordu, en yakın arkadaşı Ogo'ya ağzından kaçırana kadar... Aynı zamanda terapisti Çiğdem Hanım'a da anlatıyor her yaşadığını. Ne kadar bugün yürüse de aslında geçmişine yürüdüğünü... Nermin Yıldırım'ın kalemini seviyorum. Düşünüp de söyleyemediklerimizi pat diye önümüze çıkarıveriyor. Ve siz her cümlede kendinizden bir şey bulabiliyorsunuz. Bu kitabını da çok beğendim ama benim için "Dokunmadan" bir tık fazla önde. Sizlerde benim gibi yazarımızla geç tanışacak yada henüz tanışmadıysanız çok şanslısınız. Harika kitaplar sizleri bekliyor olacak. 🙏💐 Ev Nermin Yıldırım
Reklam
Reklam