"Kendini yükseklerde gören insan, içtenlikten uzak bir dost gibi davranır; sıradan insan ise dostluktan uzak bir yakın gibi davranır." 35
"Onu elinde tutam aydınlatan bir mumdur tecrübe." 36
"Ne aşırı yalnızlık, ne aşırı ilişki, tam ortas1, işte bilgelik budur." 46
"Dağı yerinden oynatan kişi işe önce küçük taşları temizlemekle başlar." 46
"insan duygulan varmış gibi yapabilir ama fikirleri olduğunu ileri süremez." 46
"Hiç düşünmeden duymak ya da okumak boşuna bir ugraştır." 46
Oradaki, o sahnedeki Hamlet iki kişi: yaşayan genç adam ve ölmüş baba. Hem hayatta hem de ölü. Kocası yapabileceği tek şekilde, oğullarını hayata döndürmüş. Hayalet konuşurken, Agnes kocasının bunu yazarak, hayalet rolünü bizzat oynayarak oğluyla yer değiştirdiğini görüyor. Oğlunu hayata döndürüp kendisi ölmüş; ölümün onu pençeleri arasına almasına izin verip oğlunun hayatını kurtarmış. "Ne korkunç şey! Ne korkunç! Ne korkunç!" diye mırıldanıyor kocası hayaletin sesiyle, ölürken çektiği acıyı hatırlayarak. Kocasının her babanın yapmak isteyeceği şeyi yaptığını, oğlunun yerine acı çektiğini, onun yerine geçtiğini, oğlu yaşasın diye onun yerine kendini feda ettiğini görüyor Agnes.