Bugün, modern insanlar olarak her zamankinden daha fazla özgürlüğe, imkâna ve bilgiye sahibiz. Ama aynı zamanda hiç olmadığı kadar da kaybolmuş hissediyoruz. Anlam yitimine uğramış bir dünyada, varoluşsal boşluğu doldurmak için üretilmiş binlerce sahte tatmin yolu var: tüketim çılgınlığı, sonsuz eğlence, sosyal medya imgeleri…
Fakat bu boşluk hiçbir zaman haz ile tam olarak dolmuyor. İşte Frankl’ın bizlere bıraktığı asıl mesaj tam da burada yankılanıyor:
Mutluluk bir hedef değildir. Başarı bir amaç değildir. Sorumluluğu alınmamış hiçbir özgürlük vaadi gerçekçi değildir. Özgürlük seçim yapma sorumluluğudur.