📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ernest, üst sınıfın üyeleriyle temasa geçip yüksek makamlarda bulunanlarla senli benli hale gelene kadar toplumdaki yükselişini anlatmaya devam etti. Sonra yaşadığı büyük hayal kırıklığı geldi aklına ama gözünün bu şekilde açılmasını öyle bir şekilde anlattı ki dinleyicilere hiç de sıcak gelmedi. Herkesin hamurunun birbirine benzemesine çok şaşırmıştı. Hayat hiç de güzel ve cömert değildi. Karşılaştığı bencillik karşısında serseme dönmüş, bundan çok düşünsel hayatın zayıflığından etkilenmişti. Devrimcileri tanınmış biri olarak efendiler sınıfının aptallığından ve sığlığından sarsılmıştı. Üstüne üstlük muhteşem kiliselerine ve dolgun maaşlı vaizelerine karşın, ister kadın olsun ister erkek, efendilerin fena halde maddiyatçı olduğunu görebilmişti. Ufak tefek zararsız fikirleri ve pek sevdikleri o küçük ahlak ilkeleri konusunda bolca çene çaldıkları doğruydu ama tüm bu boş gevezeliklerine karşın hayatlarına asıl egemen olan şey, maddiyattı. Bir de gerçek ahlaktan yoksunlar, İsa’nın öğrettiği ama artık kimsenin önemsemediği türden ahlaktan.