İyice eskimiş tabanlarına, ayağınızı yeterince desteklememesine ve berbat görünmesine rağmen eski rahat ayakkabılarınızı giymeyi sürdürürsünüz, çünkü adımlarınızdan topuğunuza, tabanınıza ve her parmağınıza göre şekillenmiş haliyle ayağınıza tam oturur. Ayağınıza nasıl oturacağını bildiğinizden, bu ayakkabılarla uzun yollar yürüyebileceğinizi hissedersiniz. Bu durum, ilişkilerimiz ve diğer kişilerle ilişki kurma biçimimiz için de geçerlidir. Zor bir durumla karşılaştığınızda, bildiğiniz şeye, beyninizin yanıt sistemine otomatik olarak programlanmış örüntülere güvenirsiniz. Ancak ilişkide “topuğumuz yerinden oynarsa” ya da çok fazla acı çekmeye başlarsak, o noktada depresyon, kaygı ve stres yaşamaya başlarız.