Acı insanın yalnızca en içsel olanı
değil, aynı zamanda dünyayı erişilir kıldığı anahtarlardandır. İnsanın acıyla başa çıkabildiği ya da onun üstesinden gelebildiği noktalara yaklaştığımızda gücünün kaynaklarına ve iktidarının ardındaki sırra ulaşmış oluruz.
Çocuklarım olduktan sonra ölümüm daha da yaklaştı, yaşam aynı anda hem daha uzun hem daha kısa görünüyor. Daha kısa çünkü sandığım kadar önemli olmadığımı anlıyo-rum, ben yalnızca sonsuz büyüklükte bir şeyin küçük bir parçasıyım. Ben de hâlâ bu oyunda olsam da artık sonsuz olasılıkla dolu olan çocukların yaşamları. Ama yaşamda ne kadar çok şeye yer olduğunu düşündüğümde, çocukluğun ne kadar sonsuz olduğunu düşündüğümde, yaşam daha uzun görünüyor ve ben şimdi çocukların çocukluğunun, bitmez tükenmez bir anı kaynağının bir parçasıyım.
Yas, düşüncelerimde ve bedenimde yaşamak için en uygun koşulları bulmuş gibiydi; orada sanki bir seradaydı, en uygun koşullar altında yetiştiriliyordu, onu sulamaktan, onunla ilgilenmekten kendimi alamıyordum, sanki sırf bunun için, sevmek ve yitirmek için, sevmek ama özellikle yitirmek için yaratılmıştım.