1800’lerde annelerinin ve babalarının bu uyumsuz çiftle ilgili tamı tamına aynı şeyleri tersten söylediğini unutmuşlardı- insanlar kaçınılmaz olarak unutur çünkü.
En çok nefret ettiğim erkekler bana öğüt vermeye kalkışanlar ya da beni yaşadığım hayattan kurtarmak istediğini söyleyenlerdi. Onlardan daha çok nefret etmem, benden daha iyi olduklarını ve yaşamımı değiştirmek için bana yardımcı olabileceklerini sanmalarındandı. Şövalye gibi görürlerdi kendilerini; başla koşullarda oynamadıkları roldü bu. Benim düşük bir insan olduğumu anımsatarak, kendilerini soylu ve üstün hissetmek isterlerdi.