İlk kitaptan daha eğlenceli.
8/10
·504 syf.··
2026 175. kitabı
Bu kitapla birlikte seriye olan ilgim belirgin şekilde arttı. İlk kitaptaki “tanıdık” hissin yerini, daha oturmuş ve daha derin bir dünya aldı. Yazarların en güçlü olduğu yer kesinlikle diyaloglar. Doğal, akıcı ve gerçekten eğlenceli. En önemlisi de her karakterin kendine ait bir sesi var. Kimin konuştuğunu anlamak için isim görmeye ihtiyaç duymuyorsun, bu da karakter yazımının ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Bu kitapta karakterler belirgin şekilde derinleşiyor. İlişkiler daha anlamlı, karakterlerin motivasyonları daha net. Gizem ise korunuyor ama asla sıkmıyor. Aksine, merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Ama… Savaş sahnesinde aynı gücü hissedemedim. Anlatım biraz tek düze kalmış. Kaos ve tempo artıyor ama bu sefer de hissiyat geri planda kalıyor. Yani sahne hareketli ama duygusal olarak tam vuramıyor. Burada denge biraz kaçmış. Buna rağmen genel akıcılık o kadar güçlü ki… Bu kitabı “bitireyim” diye değil, “bitmese keşke” diyerek okudum. Ve bu benim için en önemli şey. Sonuç olarak: Küçük eksiklerine rağmen, karakterleriyle ve akıcılığıyla beni içine çeken, serinin potansiyelini çok daha net gösteren bir devam kitabı. Ve en önemlisi… Devamını gerçekten merak ettiriyor.
Acımasız VârislerSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2026218 okunma
Sevdim.
7/10
·432 syf.··
2026 174. kitabı
Başta çok özgün hissettirmese de, ilerledikçe kendi kimliğini bulan bir hikâye. İlk başlarda türler ve güç sistemi bana çok özgün gelmedi. Hatta yer yer sanki Winx Club’ın karanlık bir versiyonunu okuyormuşum gibi hissettim. Evrenin temellerinde tanıdık ve biraz klişe unsurlar var. Ama hikâye ilerledikçe bu durum belirgin şekilde değişiyor. Özgünlük hissi giderek artıyor ve dünya kendi içinde daha net bir kimlik kazanmaya başlıyor. Bu da kitaba bağlanmamı ciddi anlamda güçlendirdi. Kitabın en sevdiğim yanı ise yazım dili oldu. Uzun zamandır özlediğim, daha gündelik ve anlatılan hikâyeye çok uygun bir dil kullanılmış. Bu da okuma deneyimini oldukça akıcı ve keyifli hâle getiriyor. Gerçekten kendini okutuyor. Yormadan, zorlamadan sürüklüyor. Yazım hataları var ama beni rahatsız edecek seviyede değil. Genel olarak çeviriyi başarılı buldum. Bunun yanında baskı kalitesi, cilt ve tasarım gerçekten çok iyi. Yan boyamaları da oldukça kaliteli ve hoş duruyor. Sonuç olarak: Zodyak Akademi belki başta çok özgün hissettirmiyor… Ama ilerledikçe bunu fazlasıyla telafi eden, keyifli ve sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor.
UyanışSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2025364 okunma
Reklam
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:30
Yaşar Kemal’in kurgu yeteneğini ve dilini çok net görebileceğimiz eseri,Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca... Kitabı bitirdiğimden beri üzerine düşünüyorum; çünkü bir çocuk masalı gibi görünen bu küçücük kitabın arkasında, aslında ne kadar büyük ve derin bir edebi yapı olduğunu fark ediyorsunuz. Bunu yazarın diğer eserlerinden ayıran en önemli özellik de bu; o bildiğimiz epik ve destansı anlatım tarzını bu kez çocuk edebiyatı ve halk masalları formuyla birleştirmiş olması. Geleneksel sözlü anlatımdan beslenen, tamamen alegorik ve sembolik karakterler üzerine kurulu müthiş bir kurgu çıkmış ortaya. İçeriğinden de biraz bahsetmek gerekirse; olay aslında devasa bir güç ile küçük ama dirençli bir topluluğun savaşı. Gücünü sonsuzlaştırmak isteyen Filler Sultanı, karıncaları boyunduruk altına almak için sadece fiziksel güç kullanmıyor. Hüthüt Kuşu’nun yalanlarıyla, dillerini yasaklayarak ve onları asil fil soyundan geldiklerine inandırarak sinsi bir kimliksizleştirme politikası uyguluyor. Yani sadece bedenlerini değil, hafızalarını da silmeye çalışıyor. Ama unuttukları bir şey var: Kırmızı Sakallı Topal Karınca. Fiziksel eksikliğine rağmen hafızası çok güçlü; karıncalara geçmişlerini, kendi dillerini ve karınca gibi yaşamayı hatırlatarak Milyonlarca karınca bir seldir felsefesiyle muazzam bir dayanışma başlatıyor. Açıkçası yazarla tamamen zıt kutuplarda, bambaşka fikirlerde olmamıza rağmen onun bu edebiyatını seviyorum. Olaylara biraz karşıdan, önyargısız bakmaya çalışıyorum.Kitaba da ideolojik ya da siyasi mesajlarından sıyrılarak,tamamen edebi bir kurgu ve dil işçiliği gözüyle baktığımda,yazarın yaratıcılığını ve sembol üretme becerisini çok net görebiliyorum. Gerçek hayatın karmaşık yapısı ve insan doğası bu masaldaki kadar siyah-beyaz olmasa da, kurduğu
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
Sebebi neydi ki...
3/10
·224 syf.··
2026 139. kitabı
Öncelikle şunu net söylemek gerekiyor: Bu kitap kesinlikle bir masal yeniden anlatımı ya da klasik bir fantastik hikâye değil. Oldukça karanlık, sert ve rahatsız edici bir anlatı. İki farklı zaman diliminde ilerleyen, daha çok hastalıklı bir zihnin içine girdiğiniz bir cinayet antolojisi gibi hissettiriyor. Bu yüzden kitabın başındaki içerik uyarısını kesinlikle dikkate almak gerekiyor. İçerisinde yoğun şiddet, rahatsız edici olaylar ve tetikleyici unsurlar var. Yazarın amacı da zaten bunları meşrulaştırmak değil; bilinçli şekilde okuru huzursuz etmek. Ve bunu gerçekten başarıyor. Ama benim için sorun tam da burada başladı. 222 sayfa boyunca neden-sonuç ilişkisinin tam oturmadığı, amaç bağının sürekli dağıldığı bir metin okudum. Yazarın yapmak istediği şey ne korku, ne gerilim, ne de başarılı bir masal yeniden anlatımı gibi hissettirdi. Daha çok yalnızca okuru irrite etmeye çalışan bir yapı vardı ve bunu yaparken de kurgu temelleri oldukça zayıf kalmıştı. Karakter motivasyonları yeterince temellendirilmiyor. Özellikle baş karakterin dönüşümü bana tamamen yapay geldi. Hiçbir fiziksel ya da zihinsel altyapısı kurulmadan aşırı tehlikeli bir figüre dönüşmesi kurguda çok suni duruyordu. Üstelik cıva zehirlenmesi gibi bazı tıbbi detaylar da gerçeklikten kopuk işlendiği için hikâyenin psikolojik tarafı iyice zayıflıyor. Yan karakterler oldukça yüzeysel kalmış. Bazı sahneler ise yalnızca şok etkisi yaratmak için yazılmış gibi duruyor. Ama bu sahneler “rahatsız edici” olmaktan çok bende “ne alaka?” hissi yarattı çünkü hikâyenin genel yapısıyla uyumlu hissettirmiyordu. Anlatım tarafında da sorun yaşadım. Bazı bölümlerde yazarın tam olarak ne anlatmak istediğini anlayamadım. Gerçek mi, metafor mu, hayal mi olduğu belirsiz kalan sahneler vardı ve bazı tasvirleri zihnimde
KülkedisiSylvain Johnson · Dokuz Yayınları · 202691 okunma
Lanetli Kitap
Puan vermedi·143 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:01
Merhabalar; bugün incelemesini yapacağım eser, çocukluğumda Muhteşem Yüzyıl dizisini izlerken, Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü sadrazamı Pargalı İbrahim Paşa'nın elinde gördüğüm andan beri içimde büyüyen büyük bir merakın ürünüdür. Dizide koca bir imparatorluğun kaderini tayin eden İbrahim Paşa, bu gizemli kitabı masanın üzerine koyup dostuna dönerek, "Arkalı İbrahim, bir kitaptan korktuğumu ilk defa gördüm..." diyor ve ardından sayfaları çevirip dönemin siyasetini sarsan şu can alıcı satırları okuyordu: "Osmanlı monarşisi bir sultan tarafından yönetilir, diğerleri onun kullarıdır; ülkesindeki yöneticileri istediği gibi tayin eder ve istediği gibi değiştirir. Fransa'da ise birçok eski senyör ve onların imtiyazları vardır, kral onların imtiyazlarına dokunamaz. Bu yüzden padişahın krallığını işgal etmek zor, Fransa'yı işgal etmek ise kolaydır. Osmanlı'ya saldırılırsa bütün ülke karşılarında bir birlik olarak görülür ama padişahın soyu ortadan kaldırılırsa da başkaldıracak bir şey kalmaz, geriye kalanların halk üstünde bir hükmü ve fikri yoktur. "İbrahim Paşa'yı ve tüm dünyayı dehşete düşüren bu satırlar, Niccolò Machiavelli'nin tam 500 yıl önce parçalanmış İtalya'yı birleştirmek amacıyla kaleme aldığı, dini, ahlakı ve devlet yapılarını politik birer güç aracı olarak ifşa eden ölümsüz eseri Prens'in ta kendisidir. Hükmü korumak adına bir liderin ağları tanımak için bir tilki, kurtları korkutmak içinse bir aslan olması gerektiğini söyleyen bu çıplak iktidar dili, Katolik Kilisesi tarafından yüzyıllarca yasaklanmıştır. Ancak felsefe tarihinin en büyük dehalarından Jean-Rousseau, Toplum Sözleşmesi adlı yapıtında bu esere ezber bozan bir pencere açarak, "Machiavelli krallara ders verir gibi yaparak uluslara büyük öğütler vermiştir. Onun Prens adlı yapıtı,
PrensNiccolo Machiavelli · Doruk Yayınları · 201520,3bin okunma
7/10
Merhabalarr, Bu ikilemede Canavar üçlemesinde gördüğümüz Rai Sokolov’un hikayesini okuyoruz. Rai, yaşı daha genç olan küçük kuzeninin evlenmemesi için kendisini feda eder ve Anastasia yerine kendisinin evleneceğini söyler. Fakat evleneceği kişi tamamen sürprizdir ve 7 yıl önce ona korumalık yapan ve sonrasında bir şey demeden çekip giden Kyle Hunter , 4 büyük mafyalardan birinin kayıp oğlu olarak ortaya çıkar ve evlenirler. Bundan sonra aralarındaki ilişkiyi (daha çok cinsel demeliyim), zeka oyunlarını ve mafyatik olayları okuyoruz. Kyle hakkında kafam çok karışık. 35 yaşında adam ama konuşma tarzı olarak fazla alaycı ve olgunlaşmamış geldi. Ama bir yandan sevdim de. Kendisi çok fazla sır barındırıyordu ve biz bunların çözülmelerini neredeyse hiç okumadık. Hatta 7 yıl önce Rai’nin koruması olup, sonra Igor’un oğlu olarak nasıl ortaya çıktı, anlam veremedim. Zaten kendisi de İngiliz ve İngiliz aksanıyla konuşuyor. Neden kimse bunu sorgulamadı anlayamadım. Soyadı da Hunter ve farklı. Zaten 7 yıl önce de ailesini bulmak için gittiği bilgisini de biliyorduk. Bu kısımlar bende çok havada kaldı ve mantıklı bulmadım. Daha net ve anlaşılır şekilde yazılmasını beklerdim. Yorumlarda da gördüğüm kadarıyla kimsenin bu durum ilgisini çekmemiş. Bir tek bana mı tuhaf geldi? Kyle’ın İrlandılalar ve Ruslar’ı yok etme planı var ve ailesiyle ilgili olduğu belli. Ama ilk başta Rai’yi ardında bırakmayı düşünürken kitabın ilerleyen kısımlarında Rai’yi de yanında götürmeyi düşünmeye başlaması, Rai’ye karşı kıskançlıkları ve kendince sevgisini belli etmesi tatlıydı. Rai’ye ise bayıldım. Bu kadar erkek egemenliğinin olduğu bir ortamda başını dik tutarak, asla boyun eğmeyerek varlığını hissettirmesi, düşüncelerini korkusuzca belirtmesi ve güçlü olmasına bayıldım. Rai gerçekten de çok
Güç TahtıRina Kent · Ren Kitap · 2026175 okunma
Reklam
Reklam