Merhaba
Çok Türk yazar okumuyorum ama, kesinlikle okumam gerek sanırım. Çünkü bu kitap tam olarak fikirlerimi değiştirdi.
Yani, bilmiyorum etkiledindim. Önyargılarımı yıktı.
Dili akıcıydı, kitap asla sıkmadı beni.
Ayrıca Rae seni sevdim. Çok düşünceli, çok aşık bir adam okudum. Ve ben bu olaya bayılıyorum nettt !!!!
Ve Mara. Dik başlılığın ve sivri dilin, ayrıca duygularını dizginleme olayına bayıldım. Güçlü olma yolunda hızla ilerleyen bir kadın karakter okudum resmen 🩵
Yunan mitolojisi ve kurgu seviyorsanız mutlaka bu kitaba bir şans verin.
Üç kutsal bakire, üç kutsal gelin. Güneş, yalnızca birinin üzerine doğacak. Ve onun gelini olacak.
İnançsız Mara hayatı boyunca bu an için hazırlanmak zorunda kaldı. O gün geldiğinde seçilmeyerek, özğür kalacağını düşünüyordu. Ta ki, o gün gelip güneş onun üzerine doğana kadar.
Apollon’ın gelini olarak tapınağa gönderildiğinde , kanını, inanmadığı bir tanrıya sunmaktan başka şansı yoktu. Ve onu çağırdı. Ancak çağırdığı Tanrı, Apollon değildi.
“Kehanet tanrısı, Kehanet tanrısı. Gel de gör beni, kutsal bakireni. Al da götür beni, kutsal gelinini”
“Sanırım kendini yanlış Tanrı’ya sundun Mara. Ben Rae, Kehanet Tanrısı Rae.”
Apollon’ın ikiz kardeşi Rae’ydi. Kehanet tanrısı Rae.