"Bakışlarında hep Tanrı'nın ışığını gördüklerini söylerlerdi," "Peki ya kokun... Kokun da mı ondan sıçradı tenine?" "Eğer bu koku, inandığın, yücelttiğin o Tanrından sıçradıysa sana, güzel bir Tanrın var,” -S,
“..Kurtuluş için tutunacak bir ele ihtiyaç duyarsanız, içinize, kendinize uzanmanızı tavsiye ederim. İnsanın en büyük kurtarıcısı kendisidir çünkü," - S,
""Gün gelip de ben, gece gibi, ay ışığı gibi yeryüzüne yansıyarak parladığım vakit, her günahkar gibi son nefesini veriyor olacaksın avuçlarımda! Sana yeminimdir Kraliçe!
Tahtın ve egemenligin ayaklarımın altında basitçe ezilirken, ızdırabımın sebebi olan her varlıkla aynı kaderi paylaşıyor
olacak, eceline benim rehberliğimle kavuşacaksın!
Zayıfsın... Benim, bizim kudretimize karşın bir böcek kadar zayıfsın! Hepiniz zayıfsınız!""
-S
Örneğin, şu anda yaptığımız şey; içmek, şarkı söylemek, konuşmak; bunların hiçbiri kendiliğinden güzel değildir. Güzellik, bunların yapılış biçiminden doğar. Bunları güzel, doğru dürüst yaparsak güzel olur, yapmazsak çirkin olur. Bu, gönül işinde de böyledir; Eros, bizi, güzel ve değerli olan her şeye değil, sevginin güzeline yöneltendir.