Örneğin, şu anda yaptığımız şey; içmek, şarkı söylemek, konuşmak; bunların hiçbiri kendiliğinden güzel değildir. Güzellik, bunların yapılış biçiminden doğar. Bunları güzel, doğru dürüst yaparsak güzel olur, yapmazsak çirkin olur. Bu, gönül işinde de böyledir; Eros, bizi, güzel ve değerli olan her şeye değil, sevginin güzeline yöneltendir.
“…Zaten felsefeden konuşmak ya da konuşanları dinlemek, benim için faydası bir yana, sonsuz bir zevktir de. Sizin gibi zenginlerin ve tüccarların sözleri ise hem beni sıkar hem de hiçbir şey yapmadığınız halde, çok şey yaptığınızı düşündüğünüz için acırım size. Belki sizler beni başarısız biri olarak görüyorsunuz. Ama ben sizlerin başarısız olduğunuzu sanmıyorum, bunu biliyorum."
"Memnuniyetle anlatırım," dedi General. "Fakat bana inanmazsınız. "
"Niçin inanmayayım?" diye sordu babam.
General sinirli sinirli, "Çünkü," dedi, "kendi peşin hü kümlerinize, yanılsamalarınıza uymayan hiçbir şeye inan mıyorsunuz. Sizin gibi olduğumu hatırlıyorum; ama dersi mi aldım."