“Ne yapacağımı, bu halin beni nereye götüreceğini sorma, bende artık kuvvet yok, akıl yok, düşünce yok, yalnız aşk var. Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere seren aşk...”
Kürk Mantolu Madonna ve Sırça Köşk’ten sonra okuduğum bu 3’üncü kitabı yazarın... Ve her kitap sonradisı daha önce neden okumadığımı sorgular oldum. Ömer ile Macide’nin sevgilerinin desteğiyle yokluk içinde ayakta kalma mücadelesini, Bedri’nin duyduğu büyük aşka rağmen onlara yardım etmesi, Ömer’in çevresindeki yanlış insanların onu nasıl yönlendirdiğini ve dönemin çalkantılı ortamını güzel bir şekilde anlatmış yazar. Ben beğendim. Şimdi sıradaki kitabına geçiyorum. Tavsiye ederim ...
“Müşkül vaziyette kalan bir insan için böyle hükümler verilir mi? Asıl iyilik tanımadıklarımıza yaptığımız iyiliktir; halbuki biz bütün hüsniyetimizi dostlarımıza saklayıp bunların dışında kalanları bir çırpıda ve kısa bir hükümle fena addediyoruz!”
“Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna inanıyorum ki; üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız. Her hadisenin insanı eğlendirecek bir tarafı vardır...”