Puan vermedi·56 syf.·
2026 328. kitabı
Edgar Allen Poe tarafından kaleme alınan Morgue Sokağı Cinayetleri edebiyat dünyasının ilk dedektif öyküsü olarak kabul edilmektedir. Poe yazdığı polisiye öykülerle Sherlock Holmes ve Poirot gibi edebiyat dünyasının ünlü dedektif karakterlerinin oluşmasında Arthur Conan Doyle ve Agatha Christie'ye örnek teşkil etmiştir. Bir nevi Poe için polisiye edebiyatının öncü yazarı diyebiliriz. Morgue Sokağı Cinayetlerinde, evinde vahşi bir şekilde öldürülmüş iki kadının cesetinin bulunması üzerine; gayet zeki, analiz etme özelliği iyi olan, ayrıntıların ne kadar kıymetli olduğunu bilen, çözümleme yeteneği gelişmiş Auguste Dupin'in ipuçlarını toplayarak cinayetleri aydınlatma süreci anlatılmaktadır. Can yayınlarının kısa klasiklerinden okuduğum bu eser benim için gayet güzel bir kitaptı. Böyle ne okusam diye kararsız kalan, uzun süre kitap okumayıp tekrar dönüş yapmak için akıcı bir şeyler arayan ve kısa bir yolculuk esnasında kitap okumak isteyen okurlar için gayet keyifle okunacak bir eser olduğunu söyleyebilirim. Okumayı düşünen herkese şimdiden keyifli okumalar.
İnceleme
Morgue Sokağı CinayetleriEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 202519,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 470. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm, çağdaş Bulgar edebiyatının usta kalemi Georgi Gospodinov'un, babasının gidişinin ardından tuttuğu o derin ve sessiz yasın edebi bir vesikası. Yazar, bir zamanlar toprağa can veren, bitkileri budayan ve doğanın döngüsünü sabırla izleyen bir bahçıvanın, yani babasının ölümünü, yine o bahçıvanın bilgeliğiyle anlamlandırmaya çalışıyor. Ölüm burada aniden patlayan bir trajedi değil, sonbaharın gelmesi gibi kaçınılmaz, toprağa dönmek kadar organik bir süreç olarak işleniyor. Gospodinov, kayıp karşısında yükselen o tanıdık varoluşsal sancıyı ve melankoliyi hırçın bir feryatla değil; hafızanın koridorlarında gezinerek, geride kalan anıların kokusunu içine çekerek ve kelimelerle bir nevi teselli bahçesi inşa ederek dindiriyor. Sadece bir babaya veda etmekle kalmıyor, aynı zamanda toprağa bağlı yaşayan o eski kuşağın sessiz gidişine ve onlarla birlikte silinen bir dünyanın hafızasına da ağıt yakıyor. Kök salmak, solmak, eksilmek ve her şeye rağmen hatırlamak üzerine yazılmış; sadeliğiyle kalbi sızlatan, derinliğiyle uzun süre zihni terk etmeyen, son derece şahsi ve lirik bir başyapıt.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Reklam
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
RUH EŞİ DENKLEMİ ~ CHRISTINA LAUREN İçerik; Romantik kurgu DNA’dan ruh eşi eşleşmesi Kibirli şirket kurucusu İstatistikçi bekar anne Aile travmaları, yalnızlık, dostluk Bağlar, ilişkiler, aşk Yetişkin okur 311 sayfa Merhaba. Tam da bu aylarda okunabilecek, ruh eşi meselesini bilimsel ve duygusal olarak irdeleyebileceğiniz ama kader ile bağların da göz ardı edilemeyeceği bir hikâyeyle geldim. Serbest çalışan istatistik uzmanı Jess mesleği gereği her detayı kurcalayan bekar bir annedir. En iyi arkadaşı Fizzy ile her zaman gittiği cafede yıllardır her sabah, saati aksatmadan gelip kahvesini alan “Bay Americano” lakabını taktıkları adamın mesleğini duyunca şaşkınlığa uğrarlar. Zira suratsız ve kibir abidesi olan Bay Americano bir flört uygulaması sahibidir. Bunu duyan ikili adamı daha çok merak eder ve adamla tanışırlar. Aslında sahibi olduğu şey bir flört uygulamasından fazlasıdır. Katılımcıların DNA örneklerini inceleyip sisteme yükleyince kendi kriterlerine ve DNA eşleşmelerinden en uygun adaylarla görüşebildikleri bir sistem kurmuştur. Bir nevi ruh eşi uygulaması. En üst seviye elmas eşleşmedir. Meraktan test veren Jess’in bilin bakalım kiminle DNA’sı eşleşiyor; Bay Americano yani Dr.River Pena ile. Hem de bu zaman kadar olan en yüksek puanla. Peki bundan sonrası ne olacak? Birbirine bu kadar soğuk davranan bu ikili DNA’larının uyumuna eşlik edebilecek mi? Bilim mi yoksa duygular mı kazanacak? Peki bu arada neler mi yaşanacak? Hepsi ve daha fazlası bu bir solukta okunacak kitapta sizleri bekliyor. Özellikle çılgın arkadaş Fizzy ile aklı başında, temkinli Jess’in dostluğu çok eğlenceliydi. Jess’in River ile oyunla başlayan arkadaşlıkları kesinlikle okunmaya değer. Ben çok sevdim. Sıra size bence Okuma listemin 1690.kitabı… Kitabı benim #harfliyazarokuyoruz
Ruh Eşi DenklemiChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 202684 okunma
Puan vermedi·263 syf.··
2026 370. kitabı
Murat Menteş’in Türk edebiyatına yepyeni ve dinamik bir soluk getiren Dublörün Dilemması eseri, absürt mizahın, fütüristik ögelerin ve bitmek bilmeyen bir aksiyonun harmanlandığı sıra dışı bir macera sunuyor. Yazarın zekice kurgulanmış aforizmaları, kelime oyunlarıyla bezeli o kendine has enerjik üslubu ve nevi şahsına münhasır karakterleri, okuyucuyu ezber bozan, yüksek tempolu ve son derece keyifli bir edebi labirentin içine çekiyor.
Dublörün DilemmasıMurat Menteş · İletişim Yayınevi · 200517,7bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 315. kitabı
Niccolò Machiavelli, Prens (Il Principe) adlı bu dünyaca ünlü klasik siyaset felsefesi yapıtında, devlet yönetimi, iktidarın nasıl kazanılacağı, nasıl korunacağı ve yöneten ile yönetilen arasındaki güç ilişkilerini konu alır. Yazar; Medici ailesine bir nevi devlet yönetme kılavuzu olarak sunduğu bu eserde, dönemin parçalanmış İtalya'sının siyasi gerçeklerinden yola çıkarak; idealist bir ahlak anlayışı yerine pragmatik ve realist bir siyaset anlayışını savunur. Hükümdarın (Prens) devletin bekası ve düzeni için gerektiğinde "aslan kadar güçlü, tilki kadar kurnaz" olması gerektiğini anlatırken; gücün doğasını, devlet otoritesini ve siyasetin ahlaktan bağımsız, kendine has dinamiklerini sarsıcı, net ve çağları aşan bir dille işler.
PrensNiccolo Machiavelli · Remzi Kitabevi · 201920,3bin okunma
Pythagoras
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:56
pisagor; felsefe tarihinde bazı sokratik kavramların şekillenmesinde rol oynayan hem kurduğu okuluyla hem de alımlanmasıyla acayip ve önemli bir filozof. filozofun biraz kişiliğine değinirsek; diogenes laertios'un yazdığına göre: "italya'da yer altına bir yaşam alanı yaptırmış. burada belli bir süre kaldıktan sonra eriyip iskelete dönmüş bir şekilde çıkmış. meclise koşup hades'ten geldiğini söylemiş ve onlara olan biteni söylemiş söylenenlerden o kadar etkilenmişler ki ağlayıp inlemişler ve pythagoras'ın bir nevi tanrı olduğuna inanmışlar. hatta ondan bir şey öğrensinler diye kadınlarını bile ona emanet etmişler. bunlara pythagoras'çı kadınlar denmiş. bunlar da hermippos'un anlattıkları." buradan da anlaşılacağı üzere pythagoras; insanlar üzerinde manipülasyon yeteneğini çok iyi kullanır. kurucusu olduğu okulun öğretileri de bir o kadar ezoteriktir. pythagoras öğrencilerinden öncelikle ''sus yemini'' etmelerini ister çünkü filozofa göre bilgi saklı kalmalıdır ve herkesçe bilinmemelidir. bu da zaman içerisinde öğrencilerinin bildiklerine dair kafa karışıklığına neden olur ve öğretiler etkin bir şekilde idrak edilemez hâle gelir. platon, italya'ya gittiğinde pythagorasçılarla tanışır. bu tanışıklıktan sonra platon'un sistematik felsefesi gelişir. idealar kuramının bir kökünün pythagoras'a kadar gittiğini söyleyebiliriz. çünkü idelere baktığımızda; âlem dualist bir biçimdedir ve amaç en ''iyi''ye ulaşmaktır. bu öğretilerin temelinde de pythagoras'ın felsefesi vardır.
FragmanlarPythagoras · Ketebe Yayınları · 202521 okunma
Reklam
Reklam