Bahçıvan ve Ölüm, çağdaş Bulgar edebiyatının usta kalemi Georgi Gospodinov'un, babasının gidişinin ardından tuttuğu o derin ve sessiz yasın edebi bir vesikası. Yazar, bir zamanlar toprağa can veren, bitkileri budayan ve doğanın döngüsünü sabırla izleyen bir bahçıvanın, yani babasının ölümünü, yine o bahçıvanın bilgeliğiyle anlamlandırmaya çalışıyor. Ölüm burada aniden patlayan bir trajedi değil, sonbaharın gelmesi gibi kaçınılmaz, toprağa dönmek kadar organik bir süreç olarak işleniyor. Gospodinov, kayıp karşısında yükselen o tanıdık varoluşsal sancıyı ve melankoliyi hırçın bir feryatla değil; hafızanın koridorlarında gezinerek, geride kalan anıların kokusunu içine çekerek ve kelimelerle bir nevi teselli bahçesi inşa ederek dindiriyor. Sadece bir babaya veda etmekle kalmıyor, aynı zamanda toprağa bağlı yaşayan o eski kuşağın sessiz gidişine ve onlarla birlikte silinen bir dünyanın hafızasına da ağıt yakıyor. Kök salmak, solmak, eksilmek ve her şeye rağmen hatırlamak üzerine yazılmış; sadeliğiyle kalbi sızlatan, derinliğiyle uzun süre zihni terk etmeyen, son derece şahsi ve lirik bir başyapıt.