Newyzci

Risale-i Nur Açıklamalı Kur’ân-ı Kerim Türkçe Meali
“Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun? Otuz İkinci Söz ün ahirinde denildiği gibi, dünyanın bin sene mes'udâne hayatı, bir saat hayatına mukabıl gelmeyen Cennet hayatının; ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rü’yet-i cemaline mukabil gelmeyen bir Cemîl-i Zülcelal'in daire-i rahmetine ve mertebe-i huzu una gidiyorsun. [...] Bir Ma bud-u Lemyezel'in, bir Mahbub-u Lâyezal'in daire-i huzu- runa gidiyorsunuz. Ve ziyafetgah-ı ebedisi olan Cennete çağrılıyorsunuz. Öyle ise, kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz." (Mektubat, 20. Mektub, 1 Makam. II. kelime)
Sayfa 691 - Fecr Suresi
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
فَاَيْنَ تَذْهَبُونَ ؕ Nereye gidiyorsunuz. [Tekvir : 26]
Kelime-i Şehadet
Hz. Peygamber döneminde hadis yazan genç sahâbîler arasında yer alan Abdullah b. Amr’ın rivayet ettiği bir hadise göre her biri göz görebildiğince uzun, doksan dokuz günah defteriyle Allah’ın huzuruna gelen bir kulun, bu günah defterleri ile üzerinde, “Eşhedü en lâ ilâhe illâllâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh” yazılı olan “kelime-i şehâdet” sözünün günah sevap terazisine konulduğunda, bu sözün bulunduğu terazinin kefesi ağır basacaktır. Çünkü hiçbir şey Allah’ın adıyla ölçüldüğünde ondan daha ağır gelmez.
Kelime-i Şehadet
Yine Hz. Ömer’den (ra) nakledilen başka bir rivayette Peygamber Efendimiz, “Her kim güzelce abdest alır, sonra “Eşhedü en lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh” derse ona, sekiz cennet kapısı açılır ve dilediği kapıdan cennete girer.” buyurmaktadır.
Hidayet
(Resûlullah’ın torunu) Hasan b. Ali (ra) şöyle demiştir: “Allah Resûlü (sav) vitirde okumam için bana şu duayı öğretti: “Allah’ım, hidayete erdirdiklerinle beraber beni de hidayete erdir. Sıhhat ve afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver. Himaye ettiğin kimseler gibi beni de himaye et. Bana verdiğin nimetleri bereketlendir. Verdiğin hükmün şerrinden beni koru. Hükmü sen verirsin, senin üstüne hüküm verecek kimse yoktur. Senin dost olduğun kimse asla zelil olmaz. Eksiklikler sana yakışmaz. Ey Rabbimiz! Yücesin ve kutlusun.” ” (T464 Tirmizî, Vitr, 10)