“..işinize devam edin, vaazlarını verip cüzdanlarını doldurun ama Tanrı aşkına işçi sınıfını rahat bırakın. Siz düşmanın yanında saf tutuyorsunuz. İşçi sınıfıyla aranızda ortak olan hiçbir şey yok. Elleriniz yumuşacık çünkü o ellerle yapmanız gereken işleri başkalarına yaptırırsınız. Göbekleriniz şiş, çünkü iyi beslenirsiniz…”
Bazen hiç düzelemeyeceğimi düşününce korkuya kapılıyorum. Öyle çok korkuyorum ki çığlık atacak gibi oluyorum. Hayatımın sonuna dek bu şekilde, bir taş gibi yatakta yatıp tavana bakarak mı yaşayacağım, kitap okuyamadan, rüzgarda yürüyemeden, hiç kimse tarafından sevilmeden, yıllarca böylece yatacak, yaşlanıp sonra da sessiz sedasız ölüp gidecek miyim diye düşündükçe öyle çok üzülüyorum ki dayanamayacak gibi oluyorum.