Dil, kaçınılmaz olarak diyaloga götürür ve işte bu yüzden dil, “ben-sen” karşılaşmasının gerçekleştiği platformdur. Yalnızlığı seven insan ise kendi çizgisiyle uyuşmadığı için bu platformdan kaçmaya çalışır.
Bizler, kapalı ve tecrit hâlinde bulunan monadlar değiliz; aksine, başkalarının sözlerine ve başkaları tarafından kabul gördüğümüzü gösteren jestlere açık olan ya da açık olmayı şiddetle isteyen monadlarız. Bu isteğimiz gerçekleşmediği zaman ise ilişkisel dinamiklerimiz karanlık ve tehlikeli olur.