bayaaa uzun bir yorum oldu zkdjsm
8/10
·320 syf.·
2026 105. kitabı
Yazarın ilk romanı olmasına rağmen kurgunun işlenişi, karakterlerin dinamizmi ve o akıcı anlatımı beni gerçekten yakalamayı başardı. Alice ve Henry arasındaki o tatlı çekim, ilk başta birbirlerinden nefret ediyor gibi görünseler de aralarında filizlenen o samimi bağ içimi sıcacık yaptı. ​Hikayeye değinecek olursak; prestijli Airington Lisesi'nde son sınıfta okuyan Alice, okulun tek burslu öğrencisi. Zengin ve elit ailelerin çocuklarının gittiği bu okulda alt sınıftan birinin barınması neredeyse imkansızken, Alice zekası ve çalışkanlığıyla okul birinciliğini kimseye kaptırmıyor. Tabii bir de onun bu birinciliğini her sene paylaşmak zorunda kaldığı akademik rakibi Henry Li var. İkisi de inanılmaz rekabetçi ve mükemmeliyetçi. Alice tam bir bilgi makinesi; hatta dürüst olmak gerekirse onun bu aşırı uçlardaki hatasız olma çabasını kendime çok yakın buldum ve karakteri bu yüzden ayrı bir sevdim. ​Her şey yolunda giderken Alice, ailesinin artık okul masraflarını karşılayamayacağını öğreniyor. Hayatı tepetaklak olmuşken aniden görünmez olmaya başlıyor. Ve işin en tuhafı, etrafındaki herkes onu tanıyıp popülaritesini bilirken, başı sıkıştığında bu durumu anlatabileceği tek bir yakın arkadaşı bile yok. O da çaresizce bu sırrını paylaşmak için nefret ettiği rakibi Henry’nin yanına gidiyor. ​Açıkçası Henry'nin ve çevredekilerin bu fantastik durumu bu kadar çabuk kabullenmesi ve sakin kalması bana biraz gerçek dışı geldi. Ben olsam kesinlikle çok daha büyük bir şok yaşardım. Neyse, kurgunun büyüsünü bozmamak için buraya çok takılmıyorum. Alice ve Henry bu gizemi nakde çevirmek için birlikte "Pekin Hayaleti" adında gizli bir uygulama başlatıyorlar. Alice, öğrencilerin gizli isteklerini takip ederek ciddi bir para kazanmaya başlıyor. ​**Genelde bu tarz lise kurgularında çok
1000Kitap
Eğer Beni GörebilseydinizAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2023638 okunma
Kitap yorumum
7/10
·576 syf.··
2026 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:30
İlk kitabı da çok sevmiştim bunu da sevdim kitapla ilgili konuşacak olursak bir insanın iki erkeğe de aşığım demesi filan kitapta başka karakterlerin de aynı şeyi düşünmesi bı saçma geldi böyle bir şey mümkün mü ama ben tabi mantık çerçevesinde düşünüyorum mantıksızdi bence kızın düşünce yapısı ise bana bı saçma geldi çünkü şöyle ki evet biseyler yaptı yapıyor ama iki erkeğin yaptığı fedakarlıklari haketti mi emin olamadım ki sonunda da bir erkek karakter çok büyük bir fedakarlık yaptı neyse sevmediklerim bu sekide onun dışında olay kurgu anlatım biçimi filan çok güzeldi sade anlasilirdi sevdimm Karmaşık Bağlar
Düşünce
Karmaşık BağlarLexi Ryan · Martı Yayınları · 2023531 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·522 syf.··
Beğendi
·
2026 148. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere Cesaret serisinin ikinci kitabı olan Strateji ile geldim. Bu Dağlı kardeşleri okumak çok iyi geldi bana her yönden değerlendiriyorsunuz kitabı kötü neden kötü oldu, duygusuz neden duygusuz hepsinin bir alt yapısı var... "İmkansız diye bir şey yok Ateş . Ne diyor Yaradan; 'Biz her insanı kendi çabasına bağlı kıldık.' Herkes cesareti kadar adım atar , yüreği kadar çabalar , bahanesi kadar kaçar. " Ateş Dağlı babası öldüğü abisinin ağır yaralandığı hain saldırıdan sonra intikam ateşiyle yanıp tutuşur. Planlar kuran Ateş ve Dağlı kardeşleri işe koyulur. Olan çok uzun ve meşakkatli. Ama daha en başından kaderinde onlar için bir planı vardır. Ateş aslında Mit ajanı olan Nam-ı diğer The Reaper katıldığı tüm görevlerinde duygudan uzak iş odaklı ve stratejik planlarıyla ön planda olan bir ajandı. Bence bu adamla düşman olmayın kini çok başka gerçekten. Neyse intikam için Hedef belli Duman Ayazoglu'nun kızı ayrıca Antonio'nun istediği kız. Duru Su Ayvazoğlu Nam-ı Diğer bizim kızıl... Babasının kirli işlerinden uzakta Melek annesi ve abisi olarak Gördüğü Mehmet ile yaşar. Herşeyden herkesten uzak olsada oldukça bilgili ve kültürlü bir kızdır. Herkes tüm gayretiyle Duru Su'yu saklarken kalleş Antonio onu bulur. Tabi Ateş boş dururmu asla sadece intikam alacağını sandığı kızı bir şekilde kurtarır alır uzun soluklu bir kaçma kovalamadan sonra Türkiyeye dönerler. Aslında ikiside yabancısı oldukları duyguları içlerinde barındırırlar. Ateş sadece intikam isterken çok farklı duygulara yelken açmıştı bile. Ama inkar etmek bazen en kolayıdır. Herkesten kendinden bile korumak isterken Duru'yu en çok o yaralar. Ah birde Lizza var sana ne desem az gerçekten. İşte kötü herzaman kötüdür ve bir tanımı olmaz. Serinin devam kitabına giderken onları size emanet
StratejiMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 20258 okunma
6/10
·675 syf.··
2026 110. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:34
Bu kitap seride en düşük puan verdiğim oldu yani diğerlerinin derinliği gibi gelmedi bana . Birde diğer kitaplarda kadınlar çok güçlü iş güç mevki sahibiydi onu çok beğenmiştim . Bu kitapta çokta sevmediğim bolca işlenen bir kinaye dizisi kullanmış yazar . Nico Conti Luca'nın oğlu ve ailenin tetikçisi baştan beri kenarda karizma takılıyordu zaten merak ediyordum kitabını . Erica annesini kaybetmiş çok sevdiği babası ile yaşıyor babasının büyük sağlık sorunu var ve ameliyat edilmesi lazım bunlarda para yok tabi . Erica Nico'nun sekreterliğini yapıyor ve aralarında asla bir yakınlaşma olmamış bu arada . Neyse klasik klişe kız para için bakireliğini satmaya karar veriyor gittiği kulüpte Nico orada ve o satın alıyor kızı . Bunlar geceyi beraber geçiriyorlar adama anlatıyor kız babasını falan ama yine de birlikte oluyorlar . Zaten bu bölümler ilk 15 bölüm falandı ve çok uzundu .Henüz duygusal yatırım yapılmamış bir çiftin Dom/Sub seksini bu kadar bölüm okumak bir miktar baydı beni cidden . Kız o kadar takıldı sabah ağlak halde yani yapıyorsan arkasında dur kimse zorlamadı en sinir olduğum şey bu . Neyse babası ameliyat oluyor bunların olay tabi bitmiyor . Aşk oluşuyor ve yine zerre önlemsiz yapılan kimsenin biz ne yapıyoruz ya demediği seksler sonrası hamilelik oldu ya biri hamile kalmasın artık :P
NicoClaire Kirby · ‎ Independently published · 01 okunma
İstanbul Boğazı Dalgalıydı
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:49
Bu incelemeyi kitabı bitirdiğim anda her zamanki gibi üstüne hiç düşünmeden yapıyorum.Yani şuan okuyacağınız her şey bu kitap hakkında en saf duygularım.Ayrıca bilmiyorsanız ben Agatha Christie hayranı bir kızım,bu demek oluyor ki bu inceleme kesinlikle opsiyoneldir ve tarafsızlık içermez. Oncelikle bu kitap hakkımda değinmek istedigim en onemli şey kitapta geçen Toros Ekspresi ve Doğu Ekspresi Turkiye üzerinden geçen trenler.Ve kitapta buna ithafen çokça Turkiye guzellemesi yapılmış.Özellikle de İstanbul.Mutlu olunmayacak gibi değil.Ayrıca Agatha'nın çoğu kitabında da Turkler ile ilgili ifadeler geçiyor.Hatta Agatha Christie Turkiye'ye de gelmiş bir yazar.O zamanların ilk asansorlerinden olan Demir Leydi'ye ev sahipliği yapan Pera Palas'ta 411 numaralı odada kalmış kendileri.Ve çokça bilinmeyen bir bilgi daha Agatha bu ziyaratinde 11 gün boyunca odasından hiç çıkmamıştır.Halk tarafından dile gelen bazı rivayetlerde Agatha'nın bu sure boyunca kaybolduğu da soylenmekte. Her neyse biz kitabimiza geri donelim.Kitabımız aşırı betimlemeye yer verilmemiş kolayca akan bir kitap.Kitap daha çok diyaloglar üzerine yoğunlaşmış.Bir gunde yiyip yutarsiniz kolayca. Daha once soyledim mi bilmiyorum ama benim en sevdigim kurgusal dedektif Hercule Poirot'dur.Ve bu kitap da onun etrafında donuyor.Her zamanki gibi bizim belcikali dedektifimiz zekâsını kullanarak olayları çok i Onceden cozuyor ama bizim bundan kitabın sonunda haberimiz oluyor.Bunu gerçekten çok seviyorumm. Malesef ki katili ilk basta tahmin edemedim.Ama yuruttugum mantık oldukça doğruymuş.Katil benim gozumde son on sayfada ortaya çıktı orada da zaten ustu kapalı bir şekilde soyleniyordu.Tabi ben daha değişik bir şekilde planladım zihnimde cinayeti.Benim dusundugumun tam tersiymiş...Artık ters koseler o kadar koymasa da bu kadının
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936,1bin okunma
8/10
·560 syf.··
2026 6. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:51
SPOİLER İÇERİR! Şu an kelimeleri birleştirmek çok zor çünkü BU KİTAP BANA AKIL SAĞLIĞIMI KAYBETTİRİYOR. Tam olarak neresinden, hangi kısmından bahsedeyim bilmiyorum, oturup da her bölümü için ayrı bir yorum yazmak istiyorum. Bahsetmek istediğim, daha doğrusu yere göğe sığdıramayacağım o kadar yer var ki... bu yüzden direkt finali yorumlayarak başlıyorum. Çok garip hissediyorum. Yani, Rin'in ölümü... yarım kalmış gibi hissetmeme neden oldu. Hayal kırıklığına uğradım ama finalin kötü olmadığını, hatta kitabın seriye yaraşır bir şekilde bittiğini biliyorum. Burada hislerimi pek tarif edemeyeceğim. Sonda Rin ile Kitay'ın birbirine girmesi çok anlamsızdı. Gerçekten ne alaka dedirtti. Rin Kitay'ın zihnini kırıp da Anka'ya ulaşsa gerçekten de her şeyi kül edecek ama iş buraya nasıl geldi? Kitay niye başta Rin'in Anka'yla iletişimini kesti?! Rin'in sonda delirerek Kitay'ın ona ihanet ettiğini düşünmesi güzeldi, ama yani belli Kitay'ın ihanet falan etmediği. Ne yaptı bu çocuk, bir anda taraf mı değiştirdi?! Benim açımdan Kitay'ın o kısımdaki tutumunun pek de bir mantığı yoktu. Çünkü mantıklı bir nedeni yoktu. Neyse, Kitay böyle davranmasaydı o efsanevi finale ulaşamazdık, o yüzden burada bitiriyorum. Ama daha farklı yazılabilirdi o kısım. Sonda Rin'in her şeyi Nezha'ya emanet etmesi... THAT'S WHAT IM TALKIN ABOUT! İşte istediğim o final! Rin'in halkını düşünmesi, gerçek lider gibi davranması ve bu konuda Nezha'ya hayatı pahasına güvenmesi. Görmek istediğim şeyler tam olarak bunlardı! Nezha başlı başına harika bir karakter ve finale de çok yakışmıştı. Zaten seri boyu en gerçekçi hissettiren karakter oldu kendisi. Hakkında edecek tek bir lafım dahi bulunmamakta. Rin ve Nezha dinamiği... İnanılmaz. Beni yerden yere vurdu. Başka da bir söze gerek yok. Venka'nın ihanetini çok
Yanan TanrıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2022789 okunma