Vətən Ayrıları
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2025 100. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 15:22
"Başın taclı, altın taxtlı dəxi olsa, millətin və vətənin olmadan bədbəxtsən!" (səh.50) Firidun bəy Daryal " "Çapar" keçmişdə atla bir yerə məktub, əmr, xəbər aparıb-gətirən şəxsə deyilirdi. Biz də daha çox keçmişimizdən, tariximizdən bəhs edəcəyik" deyənlərin ərsəyə gətirdiyi çox gözəl, nəfis tərtibatlı, faydalı bir dərgi. İlk yazıda Dilqəm Əhməd Fətəli xan Xoylunun "Yatsa idik də yuxumuza girməzdi..." dediyi Parlamentin açılışından Cümhuriyyətin işğalına qədər olan dövrdən qısa söhbət açır. Ən sevdiyim yazılardan biri Mirzə Bala Məmmədzadənin ilk dəfə transliterasiya olunaraq nəşr olunan "Nəf-i elm yaxud elmin sonu" əsəri idi. Əsərin birinci hissəsində müəllif 5-6 yaşında olarkən-ilk elm öyrənməyə başladığı vaxtlarının xatirələrini, ikinci hissəsində isə artıq məktəbi bitirmiş, peşə fəaliyyəti ilə məşğul olduğu dövründən söhbət açır, müsəlman və "Yuvrupa tayfası"nın müqayisəsini verir, elm öyrənməyin faydalarından danışır. "Müsahibə" rubrikasında Adalet Tahirzade nin maraqlı müsahibəsi verilib. Ədalət bəyi bir neçə il bundan əvvəl möhtəşəm "Azərbaycan Cümhuriyyəti tələbələri" işi ilə tanımışdım. Daha da yaxından tanımaq xoş oldu. Bundan əlavə, ilk təhsil ocaqlarımızdan, Azərbaycanın ilk rektorundan bəhs edən, mühacirlərimizdən Firidun bəy Daryal, Əhməd bəy Ağaoğlu, Vəli bəy Yadigar, Əmin Abid Gültəkinin Firidun bəy Köçərli haqqındakı yazısı da kifayət qədər maraqlı idi.
Çapar Dərgisi - No 1Çapar Dərgisi · Çapar Dergisi · 20183 okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2025 117. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 17:02
Onları İstanbul Teknofestte görmüştüm, gökyüzü çatırdıyor, kalbim hızla atıyor, NF-5’lerin sesi içimi titretiyordu. Gökyüzünde birbirleriyle uyumlu yaptıkları kusursuz koreografiyi hayranlıkla izlemiştim. Zamanla bu hayranlık tutkuya dönüştü. Artık yalnızca izlemiyoruz, kaydediyoruz, peşlerinden şehir şehir dolaşıyoruz. Evimin balkonundan gösterilerini izleme şansım da oldu, apronda uçuşa hazırlanmalarını beklerken o özel anları kaydetmek de…Tadına doyum olmaz söyleşilerine katılıp o kıymetli imzalarıyla unutulmaz anları da tescilledik ama en unutulmazı Samsun gösterisiydi. Gökyüzü Karadeniz’in lacivertine gömülürken, kırmızı-beyaz dumanlar arasında “biz”e ait bir iz bıraktılar. İzlediğimiz sadece bir uçuş değil, bir milletin göklere yazdığı onurlu bir hikâyeydi adeta. @cematikmen’in bir kitap buldum tam sizlik diyerek bana hediye ettiği Fatih Danacı’nın “Türk Yıldızları – Bir Yıldızın Doğuşu” kitabı kırk beş yaşından sonra tanıdığım yıldızların doğumuna şahitlik etmemi ve çok sevdiğimiz saygı duyduğumuz komutanlarımızı yakından tanımamı sağladı. Bu kitap bilindik bir tarih anlatısı değil; kokusunu içime çektiğimde, bir jet motorunun homurtusu duyuluyor gibi. Danacı, havacılığı bilen bir kalemden çok daha fazlası; göğe âşık bir anlatıcı. Kitabın ilk bölümleri Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren akrotimin ayak seslerini anlatıyor. 1992’ye gelindiğinde ise artık yeryüzü yetmiyor, yıldızlar doğuyor. Bana en çok dokunan sayfalar ise gösterilere adanmış olanlar. Uçuş koreografilerinin arkasındaki ölümüne disiplin, her bir pilotun yaşadığı sınavlar, bazen gözden kaçan yer destek ekiplerinin adanmışlığı… Samsun’da izlediğim o uçuşun arkasında ne çok emek, ne çok ter, ne çok isim varmış bir kez daha görmüş oldum! Kitabın dili teknik ama akıcı, akademik ama yürekten.
Türk YıldızlarıFatih Danacı · Bilgi Yayınevi · 202243 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ne diyeceğimi bilmiyorum…
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 04:47
Kitabı daha hiç okumamışlar için şunu söylemeliyim ki çok şey kaçırıyorsunuz. Dili mükemmel, vermek istediği mesajları veriş şekline, karakterlerin derinliğine bayıldım. Ya bir sayfa bile boş geçmiyor. Durmak bilmeyen bir olay zinciri var. O kadar çok hoşuma giden kısım vardı ki ilk defa bir kitap için postit yetiştiremedim. Okuyun, okutun. Spoilersız kısım için son olarak benim kitap içindeki favori karakterim kesinlikle Arm. Neden bilmiyorum. Sanırım benim de kafam en az onun kadar karışık. Kitabı bitireli bir saat olmadı. Bu kitabı okuduğum için hem mutluyum hem de duygu yoğunluğundan ağlamak istiyorum. Spoilerlı kısım bundan sonrası. Kitabı okuyanlarla dertleşmek istiyorum. Siz de mi aynı hissettiniz diye. Arm, Lunulata, Hodbin, Beau ve Dante bir araya gelip Araf'a atıldıklarından sonra yaşanan, Kızılcık'a binişlerine kadar süren yaklaşık 130 sayfa var ya bir günde geçiyor ya hâlâ o şoku atlatamıyorum, o kadar heyecanlıydı ki aylar gibi hissettirdi. Ve bunca şeye rağmen beşinin mutlu olduğu süre 6 sayfa sürdü. Dedim sonunda her şey düzene girdi ama HAİN arkadaş ortaya çıktı. Yazarın Dante ve okur o anda fark etmese bile Beau'nun kendini arada belli etmesi gerçekten kurgunun kalitesini gösteriyor. Benim Arm'dan sonra ölmesinden en çok korktuğum kişi Öfke'ydi ve öldü ya ağlamaktan bittim. Merhametliydi, çok iyi biriydi. Hodbin ile arası da iyi gidiyordu. Ama öldü işte. Kedinin sesi sanki kulaklarımdaydı. Ben aynı Hodbin ve Lunulata gibi ne anlatacak heyecanındayken, Dante özlemini duyduğu hikayelere kavuşacakken bir anda kaosun içinde bulduk kendimizi. Beau'nun Dante'yi öpeceğine o kadar emindim ki kızın hançerini alıp,onu kelepçeleyip bu ihaneti yapacağı aklımın ucuna bile gelmedi. Dante ve Hodbin affetse bile ben asla affetmeyeceğim. Neyse Beau'ya baya
Hainin MührüÖvgü Deveci Safi · Perseus Yayınevi · 2024429 okunma
Savunma ve Havacılık - Cilt 10, Sayı 2
10/10
·88 syf.·
1996 2. kitabı
Mönch Türkiye Yayıncılık ( Savunma ve Havacılık Dergisi ) tarafından Mart-Nisan 1996 tarihli, Cilt: 10 - Sayı: 2 ve 88 sayfa olarak basımı yapılan Savunma ve Havacılık konularındaki yazıların ve görsellerin bulunduğu ( Savunma ve Havacılık - Cilt 10, Sayı 2 (Mart-Nisan 1996) ). Derginin bu sayısının ana başlıkları "21.nciYüzyılda Türk Kara Kuvvetleri", "TIGERS ve Türk Hava Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı", "Savunma Sanayinde Yeni Gelişmeler ve Yaklaşımlar". Derginin bu sayısındaki ilgi çekici diğer bir bölüm de "Amfibi Deniz Piyade Tugayı" başlığı altında çok güzel resimlerle detaylı bir şekilde irdelenmiş. Yine ilgi çekici ve dataylı bilgi içeren bir başka bölümde "TSK ve Zırhlı Kabiliyetler" başlığı altında, zırhlı araçlara ait detaylı resim ve bilgiler içermiş. Bence en güzel bölüm ise "133.ncü Filo Komutanlığı" başlığı altındaki F/NF-5A ve B tipi uçakların müthiş resimlerinin bulunduğu bölümolmuş. Yine bu sayıda da daha bir çok savunma ve havacılık haberleri resimlerle desteklenerek verilmiş.
1000Kitap
Savunma ve Havacılık - Cilt 10, Sayı 2 (Mart-Nisan 1996)Savunma ve Havacılık Dergisi · Mönch Yayın Grubu · 19963 okunma
9/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2019 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2019 18:45
Yazarın hayata dair algıladıkları puzzle parçaları halinde kitabın içine dağılmış. İnsanın, eşyanın, tabiatın, yaşadıklarının onda uyandırdıklarını bir şair edası ile anlatmış. Her birimizin gün içinde, hayatımız boyunca ara ara geriye dönüp baktığımızda hatırlayacağı tatlı ve hüzünlü hatıraları var. Yaşadıklarımız kağıt üzerine sıcağı sıcağına o anki duygularımız ile yansır. Birkaç gün sonra yeniden elimiz kalem tutsa o güne dair duygularınızın farklı olacaktır muhtemel. Değişmeyen tek bir şey insan... Bir günlük. Huzur bulmak için gittiğiniz parkta otururken hayatınızın bir film şeridi gibi gözünün önünden aktığı bir anınıza sığabilen, geçmişe dair duygularınızı anımsadığınız... Askerlik yaptığınız yeri “bi daha görim hele” diye gittiğiniz Sarıkamış’ın kara kışında hatıralarla birlikte şehitleri düşünüp “üşümeye çalışırken” bir anda Güney Fransa’nın şirin ve sıcak bir tatil beldesinde kendinizi buluyor ve ısınıyorsunuz... Henüz konuşmaya başladığınız bebeklik günlerinizden bir bölümünü aralayıp gözünüzü dolduran gündüz ışığının hüzmelendiği, dünyaya ilk merhaba dediğiniz o dev odanın penceresini ve civarındaki eşyaları alzheimer hastası bulanıklığı ile hatırlayıp anlatırken, annenizin hayretle :“hatırlıyor musun gerçekten” dediği... Mali darboğaz yaşadığınız öğrencilik yıllarının İstanbul’un sokaklarında dolaşıyorsunuz , eve dönebilmek için üç kuruşluk otobüs bileti parası bulabilme umuduyla gözünüz yerde “maden” arayarak... Vietnam Savaşı ve dönemin politik olayları... sonucu belli bir savaşın tek kazananı patronların aynı masada içip keyif çatmalarına, dünya siyasetine yön vermelerine kahr ederken.... Dünyada iyi şeylerin de olabileceğine dair umutlarınızı yeşerttiğiniz şiir ve ona hayat verip başı boşluluktan kurtaran şair ne olmalı üzerine
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
9/10
·500 syf.··
2017 54. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2017 19:48
Uzun bir zaman önce elime geçen bir eser “ Çevre Bir Emanettir “ ve onunla karşılaşmam bir kitapçıda veyahut internette yapılan kitaplara dair bir araştırma neticesinde değil. Çalışmış olduğum kurumda formalite icabı konulan kütüphanenin bir köşesinde kırgın, tozlanmış bir eserdir. Vefanın ışığının dokunmadığı.. *** Kaliteli bir kağıt yapısına sahip olan ve her sayfasında, kitabımıza da konu yönünden ismini veren Osmanlı Dönemi'nin çevreyle ilgili yapılandırmalarından, düzenlemelerinden kısaca toplumundan bahseden bu kitabımız renk ve motif olarak minyatür sanatını da eksik etmemiş. Konuyla bağlantılı ve ufku açan, her an yeniden hayran bırakan ve yeniliği gül gibi yeniden açtıran bir doku ve dokunuş bırakmış.. Benim için biraz zorlu bir inceleme oldu diyebilirim zira okuyup geçme yahut belirli alıntılarla anlatıp bitiredebilirdim.. Zorlu oluşu ise kitabın emanet oluşundaki hassasiyeti, kalın ve kırılgan bir yapıda oluşudur. Bu durum ki bana onun nüshalarını çoğaltma ve paylaşma imkanı vermedi.. İsterdim ki Osmanlıca olan o belgeleri incelememde de mevcut olan diğer içerikler gibi paylaşabileyim.. Ve beni bir kitabı okuyup,öğrenmekten ayrı bu konuda teselli eden, yazdıklarım ve bu konuyla ilgili bir araştırma yapan herhangi bir arkadaşımıza fikren, ufacık da olsa yardımcı olabilmektir.. Öğrenmek,o en güçlü amaç ve paydamız olan.. Kitabımız 8 bölümden oluşmakta ve Çevre Temizliğinden tutun da - Su Kirliliği, Kaynakların Muhafazası, Kuraklık ve Kuraklık Tedbirleri, - Ormanların Muhafazası ve Alınan Tedbirler, - Hava Kirliliği, Alınan Tedbirler ve Meteoroloji, - Avcılık ve Avlanmaya Dair Yasaklar,Tedbirler, - Bitkilerin ve Hayvan Neslinin Korunması, -Bataklıkların Kurutulması ve Derelerin Temizletilmesi ve - Görüntü Kirliliği konularına değinmektedir. Kitaba dair
"Çevre Bir Emanettir"Komisyon · T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yayınları · 20122 okunma