Stefan Zweig öyle bir yazar ki, ne yazsa okutuyor kendini. Bu kitabın türü biraz farklı gezi yazısı, araştırma-inceleme karışımı diyebiliriz.
Kitapta sonlara doğru, “Kahve Ziyareti” başlıklı bir bölüm var ki, sırf bu bölüm için bile kitap alınır. Kısa öykü tadında adeta. Kahvenin Brezilya’ya geliş hikayesi, ekonominin kahve üzerindeki etkisi, çekirdekten sofraya dek geçirdiği tüm aşamalar, kültürel doku üzerindeki etkisini muazzam anlatmış yazar.
Kitabın ilk kısmında, uzunca bir bölümde, önce Brezilya’nın keşfediliş hikayesini okuyoruz. Yerliler, ilk yerleşimciler, Cizvitlerin ülkeye gelişi, dinsel ve dilsel değişim, Portekiz kültürünün yayılışı…
Hemen ardından Brezilya’nın gelişimine katkı sunan ürünlerin ülke üzerindeki sosyal ve ekonomik etkilerini öğreniyoruz.
Peki nedir bu ürünler? Şeker, tütün, kakao ve pamuk. Her bir ürünü ayrı ayrı ele alıp açıklamış yazar.
Sonra, Rio De Janerio, Sao Paolo, Belo Horizonte, Bahia diyerek gezintiye başlıyoruz bu kocaman ülkede.
Şehirleri sokak sokak, bulvar bulvar, kilise kilise geziyoruz.
Gezerken Brezilya’da mimariye, sanata, edebiyata, müziğe, plajlara, insan davranışlarına, kısaca Brezilya kültürüne ait ne varsa öğreniyoruz.
Bu, bir yönüyle gezi, bir yönüyle tarih bir yönüyle de edebiyat kitabı aslında.
İçinde her şey var yani bu kitabın. Okuyup da beğenmeyen çıkmaz diye düşünüyorum.
Hiç gitmediğim halde, Stefan Zweig’ın anlatımıyla ülkeye gitmiş kadar hissettim..
İyi okumalar..