Kendinizi düşünmeden sonsuz mutluluk içinde mi yoksa acılarla ve yaşlılıkla sonsuz düşünce özgürlüğü içinde idare sahibi olarak yaşamınızı sonlandırmayı düşünürdünüz? Kitap 1932 yılında yazılıp zamanının çok ötesini hayal eden ve günümüz dünyasının da bu hayallerin bazılarını gerçeğe dönüştürdüğü bir evren yaratıyor. Bu kitabı okumayacak birisine iki soruyu sormak isterdim. Bu zamanda yazılıp böyle varoluşsal sorguları okumak ister misin? Kitapların yasaklandığı bi dünyada düşünmeden yaşamak seni sen yapar mı? Kitap sadece bu soruları değil bitirdiğimizde sorularla bizi bırakıyor ve karakterlerin davranışlarını da iyi kötü olarak değerlendiremiyorsunuz. Bilim ve teknoloji, kültür, her dinin kendi içinde yarattığı Tanrı, ahlak ve ahlaksızlık... Kavramlar tabiki de çoğaltılabilir ama yine de şu soruyu sormadan edemiyor insan. John uygarlık yedi ve kendine gelemedi acaba biz ne zaman kendimize geleceğiz?