“İstediğin her şey ol. İstediğin her şeyi yap. Bütün sınavları geç, önemli mevkilere gel. Binlerce insan sana hizmet etmek için el pençe divan dursun. İsterse parmağının tek bir hareketi şehirleri varlıktan yokluğa taşısın, yine de sen ne görüyorsan osun. Bir çiçeğe bakarken, bir çocuğa bakarken, bir kadına bakarken ne görüyorsan o. Geri kalan her şey bir yanılsamadır.”
Bazen gitmek istersin. Bilmediğin bir sokakta kaybolmak, tanımadığın bir rüzgarla savrulmak ya da karanlık bir geceye hapsolmak… Tek istediğin gitmektir. Her gidiş senden çok şey alır, çıkmaz yollara götürür ama sana çok şey öğretir. Zaman geçer, günler birbirini kovalar, bahaneler umutları oyalar ve döndüğünde kendini yine kendin karşılarsın. Değişirsin, dönüşürsün ve kendine dönersin. Bir fare kedi gibi nasıl havlar?
Belki de bu bir sırdır.
Ey can…
Tabibim deliliğim, hastalığım dermanımdır benim.
Derdim özdendir yani dermanım özge.
Sen de bana şimdi ey can…
Ya sen,
Sen özden misin, özge misin?
Nefsimin esiri olmadan, bedenimden sıyrılıp kurtulsam da yine...
Hayatın renklerini çözmek çok zor...
Yaşamın neresinden bakarsak bakalım,
Kendimizden başkasını anlamak da zor...
Biz üç kişiyiz...
Nefsim, bedenim ve ruhum
Siyah Gri ve Beyaz...