"korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir."
"FiLOZOF: Övülmek, aslında kişinin bir başka kişiden 'iyi' olduğu yargısını alması anlamına gelir. Bu eylemin ne kadar iyi veya kötü olduğu da o kişinin ölçütüdür. Kişi övgü duymanın peşindeyse, diğer kişinin ölçütüne uyum sağlayıp özgürlüğünü kısıtlamaktan başka bir seçeneği olmaz. Öte yandan, 'teşekkür ederim' sözcükleri bir yargı olmaktan çok, bariz bir minnet ifadesidir. Kişi minnet dolu sözcükler duyduğunda, diğer kişiye bir katkıda bulunduğunu anlar."
FiLOZOF: Sadece kendilerini düşünen kişiler, dünyanın merkezinde olduklarına inanırlar. Bu tür kişiler için, başkaları sadece 'benim için bir şeyler yapacak kişiler'dir. Tamamıyla olmasada diğer herkesin onlara hizmet etmek için var olduğuna ve onların duygularına öncelik vermeleri gerektiğine inanırlar.
GENÇ: Tıpkı bir prens veya bir prenses gibi.
FiLOZOF: Evet, tıpkı onlar gibi. 'Hayatın ana karakteri' ol maktan, 'dünyanın ana karakteri' olmaya geçerler. Dolayısıyla, ne zaman bir başka kişiyle temasa geçseler, düşünebildikleri tek şey, Bu kişi bana ne verecek? olur. Ama - bu, prensler ve prensesler için doğru değildir - bu beklenti her durumda tatmin edilemez. Çünkü başkaları senin beklentilerini tatmin etmek için yaşamazlar.
GENÇ: Çok doğru.
FiLOZOF: Bu beklentiler tatmin edilmediğinde, bu kişiler büyük bir hayal kırıklığına uğrarlar ve korkunç bir hakarete uğradıklannı hissederler. Başkalarına darılırlar, Bu kişi benim için hiçbir şey yapmadı; Bu kişi beni hayal kırıklığına uğrattı; Bu kişi artık yoldaşım değil. Artık benim düşmanım, diye düşünmeye başlarlar. Dünyanın merkezi olduğuna inanan kişiler, her zaman kısa sürede yoldaşlarını kaybederler.