Mani dininin pirensipleri ile kurulmuş olması gerekirdi. Fakat durum, Mani dininin lehinde inkişaf etmemiştir. Eski Türk inanç ve efsaneleri ağır basmış ve efsanenin ana motifleri, eski Ortaasya Şamanizminin unsurları ile donanmıştır. Bu sebeple eski Türk inançları Maniheizm ile Budizm’i adeta efsanenin dışına itmişlerdi.
Öte yandan Gazali ‘nin “Kadın” ‘ı haysiyetsiz kertelere indiren şeriat esaslarına bağlılığı görülmemiş bir şeydir. Bu esaslar arasında kadın’ların “aklen ve dinen eksik” olduklarını öngören hükümlerden tutunuz da “iki kadının tanıklığının bir erkeğin tanıklığına denk bulunduğuna,” ya da “uğursuzluğun kadınlarda ve at’larda” olduğuna, ya da “namazı kat’eden şeylerin köpek, eşek ve kadın vs “olduğuna, ya da “Cehennem halkının çoğunluğunun kadınlardan oluştuğuna” dair ve daha buna benzer nicelere varıncaya kadar insan şahsiyetinin haysiyetini yok edenler vardır. Bu hükümleri Tanrı’dan ve Peygamber’den gelmiş gibi gösterip müslüman kişinin beynine tıkmayı Gazali en büyük bir marifet bilir.
Bir adam karısını üç talak boşar; fakat hemen akabinde hata’ya kapıldığını ve bu sözleri ağzından kazaen kaçırdığını söyler ve çok sevdiği karısı ile tekrar bir araya gelmek ister. Kadın da buna
"elbette anlayamazsın diye bagırmıştı. insan her şeyi anlayabilir. meltemin nasıl estiğini de, güneşte olup bitenleri de... gelgelelim kendisinden başka bir insanın burnunu neden başka türlü sildiğini bir türlü anlayamaz."