Hiçbir anlamı yok artık. Çünkü bu acı, benden başka kimsenin canını acıtmıyor. Kaygılarımı paylaşan kimse yok. Onlar beni anlamıyor, ben onları anlamıyorum. Kendimle yapayalnızım, daha önce hiç bu kadar hissetmemiştim.
“Şimdi nerede o kadın? Yüzünü tanıyamıyorum artık. Benimle bir yabancı gibi konuşuyor ve benim hayatımı hiç düşünmüyor, ne hissettiğimi, ne düşündüğümü, acılarımı asla aklından geçirmiyor. Yıllar geçtikçe bana o kadar yabancılaştı ki... Nereye gitti, nerede o...”
Bir yüreği derinden sarsmak için, kader her zaman sıkı bir hazırlığa ve şiddetli bir darbe indirmeye gereksinim duymaz; onun dizginsiz biçim verme arzusunu asıl kışkırtan, sudan bir sebeple yıkım yaratmaktır.