Asya

Asya
@nightreadbook
sakarım, sık sık çarpar deviririm yazgımı
Puan vermedi·89 syf.·
2026 3. kitabı
Kısa bir tiyatro okuma ihtiyacı ile bu kitabı buldum. Tiyatronun başlangıcında iki yaşlının sıradan bir yaşamının diyalogları vardı, bir de odasının konforundan vazgeçmeyen Stanley kişisi anlatılıyordu. Olaylar iki takım elbiseli adamın evde kalmak istemesiyle gerildi. Okurken tehdit unsurunu o kadar hissettim ki gerildim. Olayları yabancılaşma duygusuyla baş başa bıraktı. Gerçeklik algısıyla oynadı bildiğiniz. Tiyatro herhangi bir yerde başladı, bir sonuca varmadı, karakterleri ayrıntılı vermedi ve eylemler gizliydi. Altta yatan anlamları okuyucunun yorumuna bıraktı. Oyun kişilerin düşünceleri belirsizdi. Bu belirsiz ortamı daha da geriyordu. Petey kişisi ise her şeyin farkına varan ama harekete geçemeyen bir kişiydi. Meg ise "partinin güzeli" olmaktan başka bir şey düşünmeyen ve aylarca evinde kalan adamın, oğlu gibi gördüğü kişi, hareketlerine anlam yüklemeyen bir şahıstı. İki yabancının evde kalacağını öğrenen Stanley, kaygılanır. Geçmişini bırakarak geldiği yerde huzurunun bozulacağını düşünür.Stanley hiçbir yere gitmez/gidemez: kendine oluşturduğu güvenli ortam aynı zamanda kaçıp kurtulamayacağı bir hapishanedir. Bu iki yabancı adamın, sorgulamalarla Stanley'i baskı altına alırlar. Benliğini ele geçirirler. Yazarın amacı da bir mantık oluşturmak değil, sanırım. Konuşmalardaki belirsizlik oyundaki şüphe, kaygı ve korku duygusunu iyice artırır. Printer, bireyin, kendi güvenli sığınaklara kapattığı, dış dünyadan soyutlanan kişileri anlatır. Tek bir mekân içerisinde olaylar gelişir.
Edebiyat
Doğumgünü PartisiHarold Pinter · De Yayınevi · 1965129 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
bazı hikâyeler öylece sona ererdi.
10/10
·464 syf.·
2026 1. kitabı
ben, her kitap okuyamama durumuna girdiğimde "yüz karası"nı okuyorum. kurtarıcı olan bir kitap. kasabaya geri dönen, kalbi kırık bir kadının kasabada adı iyi geçmeyen bir adamla karşılaşması ve kendini bulmasını anlatıyor. kısaca böyle söyleyebilirim. altını çizdiğim bir sürü satır var, her bir satırda birey kendini bulabilir. sona doğru yazar kitabı ütopya evrenine dönüştürmüş. kaç kez okumama rağmen bu kısımları pek sevemiyorum. oldukları gibi kalsın karakter sonra gerçeklikten uzaklaştırıyor. yardımcı karakterler dışında ana karakterlerin kişilik gelişmelerini yazar çok iyi göstermişti. hızlı ilerlemedi, tadını vararak ilerledi. grace, başkalarının beklentilerine uymaktan yorulmuştu ve kendi çizgilerini bulmak için hayatın yolunu bulmak istedi. kırık dökük karakterler birbirini buldu diyebilirim. inceleme biraz kısa oldu ama duygularımı ifade etmek istedim.
Alıntı
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,314 okunma
Sarılırım birine, hatırlatır derine yar
7/10
·252 syf.·
2024 44. kitabı
Kitabın arka kapak sayfasındaki yazı, ilgi çekiciydi. Bir de Mahmut Yesari'yi bu zamana kadar kitaplarını okumamıştım açıkçası adı pek bilinmiyor. Cumhuriyet dönemi yazarıdır. Mahmut Yesari'nin biyografisini okursanız yazarın karmaşık ve sürekli çevresinden kopuk ya da izini kaybettirmiş bir kimsedir. Kitabın içinde 3 hikâye vardı, her biri farklı kişilerdi. Birinci bölümde hafif meşrep olan bir kızın ve iki erkeğin çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Böyle deyince basit oldu ama yüzeysel olan ilişkileri anlatılıyor. Sadece görünüşün, insanların isimlerinin önemli olduğu, sosyete de yeri olanların öneminin toplumda yeri eleştirilmiştir. Diğer bölümlerde ada gezileri, boğaziçi gezileri, yalı hayatları, aldatma, zenginliğin karakteri bozması, sosyeteye göre davranma gibi Tanzimat Dönemi yanlış batılılaşma konuları işlenmiştir. Yazarın zayıf bir dili var, edebi değer diyebileceğim şeyler azdı. Gerçek hayattan esinlenerek yazdığı muhakkaktır. Kitaba önyargı ile yaklaşılmamalı bence, yeni bir keşif için okunabilir.
Edebiyat
Taş BebekMahmut Yesari · İthaki Yayınları · 202149 okunma
ayak basayım keşfedilmemiş topraklara
7/10
·114 syf.·
2024 24. kitabı
Mustafa Kutlu, hikâye ve denemeleriyle tanınır. Yazardan okuduğum ilk kitap. Yazar hakkında genel bir yorumum yok ama kitap için birkaç şey ifade edebilirim. Öncelikle Kutlu'nun dili samimi ve içtendir. Basit ve kısa cümleleri vardır. Teklifsiz bir anlatımı vardır çünkü olayları anlatan karakter, müdahaleyici bir tavır almış. Bir de halk hikâyeciliğinden gelen bir meddah tarzıyla karakter kendini göstermiştir. Anlattığı kişiler hayatımızda olabilecek kişilerdir. Yapay ve yapmacık durmaz. Sarhoş birisinin baba-oğul ilişkisini, köydeki gençler, kemik erimesi olan bir delikanlının aşkı ve benzeri kişileri anlatır. Anlatıcının babası, müdüre karşı geldi diye sosyalist damgası yemesi, ağaya karşı geldi diye hapse düşmesi de anlatılır. Halkın düşmanı olan particilik işlerinde olan insanlar eleştirilir kısaca. “Ben ne öğrendiysem işte bu trenlerden öğrendim” diyen Kutlu, trenlerde seyahat eden yolcuları kendisine ilgi odağı kılmış, Haydarpaşa ile Kars arası çalışan trenlerdeki hayatları gözlemlemiştir. Yazar "Uzun Hikâye" adlı kitabında da istasyon hayatını anlatmıştır. Kitabı biyografik okumaya açıktır. Keyifli bir kitaptı, yeri geldi duygulandığım kısımlar oldu. *bazı kısımlar makaleden yararlanılmıştır.
Edebiyat
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,4bin okunma
herkes onu yadırgadı oysa güzeldi maksadı
7/10
·168 syf.·
2024 11. kitabı
Genç Osman'ın akıbeti hakkında daha fazla bilgi almayı çok istiyordum ve bir tiyatro metni karşıma çıkınca bu kitabı okumak istedim. Şimdiden söylemek isterim ki, tarihe meraklı olan kişilere
Edebiyat
Genç OsmanTuran Oflazoğlu · İz Yayıncılık · 202465 okunma