Canımın içi, "Ne tuhaf hep aynı şeyleri düşünüyoruz," diyorsun. Bunun, tuhaf değil, çok tabii olduğunu anlamıyor musun? Bende senden, sende benden o kadar çok şey var ki eğer aynı şeyleri düşünmeseydik tuhaf olurdu.
Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte ...İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi.