Padişah tütün kutusunu görünce hasret kaldığı bir dostuna kavuşmuş gibi sevinç homurtuları çıkararak titrek elleriyle hemen bir tane sardı, derin mi derin bir nefes çekti ve bir boğayı bile sersemletecek kadar sert dumanla kendinden geçerek, gözleri zevkten kısılarak bir süre bu anın tadını çıkardı. Kıskanç bir sevgili gibi dumanı ziyan etmek istemeyerek uzun süre ciğerlerinde tuttuktan sonra burnundan, o dünyaca meşhur, bütün yabancı mizah dergilerinde çizilmiş, kendi imparatorluğunda ise "burun" kelimesinin bile kesinlikle sansürlenmesine sebep olmuş o meşhur iri burnundan, yani burn-u hümayundan halkalar halinde salıverdi.