Beyninizin kemerlerini takın macera dolu serüvene şahit olacaksınız olay
Zaman Gezgini adında bir bilim adamının
Arkadaş grubundaki(ruh bilimci ,hekim...) şaşırtma dolu konuşmalariyla başlıyor .ardından zaman makinesi icat ederek makineyi
Acemice denerken bir anda geçmişe ardından geleceğe sürüklenirken hissettiği dehşet duyguları hissetmek o anı gözlerinizin önüne seriyor.zamanda
802701 yılına gitmesini, orada yaşadıklarını döndükten geleceği bize geçmiş dille anlatmasını ironik buldum .
zaman gezginimiz gelecekten
bize ekolojik düzen aile yapıları, cinsiyetler, insan ve canlı türleri, sosyal yaşama dair çok çarpıcı bilgiler getiriyor.
Gezginimiz bize geleceği şöyle anlatıyor:
"Hiç bir işle uğraşmak zorunda kalmadıklarını fark ettim, mücadelenin en küçük bir izi yoktu, ne toplumsal ne de ekonomik mücadelenin. Mağazalar, reklamlar, trafik, yaşamımızın çok büyük bir bölümünü kaplayan bütün o ticaret ortadan kalkmıştı."
"Aklımdan bu insanların narin bedenleri, zeka yoksunlukları ve o bir sürü kocaman yıkıntı geçtiğinde, Doğa'nın tam anlamıyla fethedildiğine olan inancımgüçlendi. Çünkü savaşın ardından dinginlik gelir. İnsanlık gücünü, etkinliğini ve zekasını göstermiş, içinde yaşadığı koşulları değiştirmek için yaşam gücünü sonuna kadar kullanmıştı. Ve şimdi sıra değiştirilen koşulların tepkisine gelmişti."
Büyük umutlarla belki içeriğinde bir nebze olsun yaşama sevincine yer verir diye düşünsem de öyle olmadı dostoyevskinin bunalım dolu yeraltı edebiyatına şu süreçte katlanacağimi düşünmüyorum.
Bir ay önce okuduğum bir kitaptı
Düşüncelerimi değiştirmeme yardımcı oldu.
Sanki karşımda en iyi dostumla konuşuyordum.
hayatı gitgeller üzerine olanlara iyi gelecek.
"Yenilgi işe yaramayan çarelere yapışıp kalmaktan gelir"
kitap tamamıyla
Bunun üzerine
Geride bırakmak- tatsız ilişkiler,ve olaylar içinde sürüklenip duran her şeyi geride bırakmak ruhumuzu bıktırıcı ve sahte kaygılarla boğan o sancılı düşünce ve duyguları geride bırakabilmek.
Bu kitabı okudukça anlayacaksiniz ki bir şeyi geride bırakmak için güce gereksiniminiz yoktur.bu kitaptaki ileri seviyedeki dersler özgürleşmenize yardımcı olacaktır.
Geride bırakmak ,hayali bir zaferin sıcaklığıyla ısınırken bir hayal kırıklığınin küllerine bağlı kalmak değildir.
Hocam kitapta dili akıcı ve objektif somut paradigmalarla kaleme almıştır .Bilime ve Evrenin kanunlarına meraklı olanlari
Kitaba ısındirmaya çalışmıştir.
Zaten söz konusu Sinan Canan olunca tüm hayranlığımla ve merakla çevirdim bir sonraki sayfayı
Bilimi bilmek, neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamanın ve ondan alabileceğimizi alıp yanlışlarını en verimli şekilde düzeltebilmemizin temel şartıdır.
Bilimi kendine mıknatıs gibi çekenler okumalı
Roman, İstanbul’un bir semtinde, mahalle kadınlarının Kuyruklu Yıldız
altındaki konuşmaları ile başlar.
İrfan Galip, kaleme aldığı yazıları zaman zaman haftalık bir gazeteye gönderir.
Şan ve şöhret arzusuyla yanan bu genç yolda rastladığı kadının kulağına evlilik ve
aşk hususunda bir şeyler söyler. Genç kadının, İrfani i küçümseyerek bakması ve
hiçbir cevap vermeden çekip gitmesi İrfan’da büyük bir travma yaratır. ve bu saatten
sonra bütün kadınlara düşman olur. Kadınlardan nasıl öç alacağını düşünen İrfan,
gazetede mayıs ayında dünyamızın Halley yıldızının kuyruğu
içinden geçeceği haberini okur. Bu haberi okuyan herkeste bir korku uyanmıştır. Haber alan İrfan, kadınlardan nasıl öç alacağını bulmuştur. Genç ve yaşlı bütün kadınları
toplayıp, evinde konferans vermeyi ve böylece de kadınlardan öç almayı hedefler.
Birkaç konferans verdikten sonra iyice şöhreti artan İrfan’a, siyah çarşaflı bir
kadın mektup getirir. Mektup, Halley hakkında bilgi almak isteyen bir kadın tarafından
yazılmıştır. Bu mektupla birlikte İrfan, mektubun sahibine görmeden ilgi duymaya
başlar ve mektuplaşmalar böylece sürer gider.
Mektup sahibin merak eden İrfan bir gün mektubu getiren kadını takip eder ve
mektubu yazanın Feriha Davut olduğunu anlar. Feriha Davut kendisini oldukça kötü
tanıtır ve her şeye rağmen İrfan, onunla evlenmeye karar verir. İrfan annesini gönderir;
usulünce kızı isterler ve pazartesi günü nikâhları kıyılır. Feriha Davut zifaf gecesinin
Halley’in dünyaya çarpacağı gece olması şartını öne sürer. O gece geldiğinde İrfan
Galip, Kuyruklu Yıldızı unutur. Gelin ve damat sabaha kadar konuşurlar iyice
birbirlerini tanırlar. Sabah olduğunda Halley’in hiç görülmediğini öğrenirler.