Emekle, alın teriyle kazanılan ekmeğin bölüşüldüğü, insanların yediği ekmekten önce emek vermiş olmaktan yaşadığı hazla doyduğu, gülüşmelerin, şen şarkıların tarlalarda yankılandığı bir köy ve bu köydeki masum insanların hayatlarının tamda ortasına düşen bir savaş.
Savaşın bütün yakıcılığıyla derinlemesine anlatıldığı bu kitap yine Cengiz Aytmatov'un akıcı anlatımı, insana evet bende oradaydım dedirten cinsten betimlemeleriyle yine bir solukta okunacak kitaplarından biri olmuş.
Savaşın yaşandığı donemde yarattığı yıkımın aslında savaş bitincede yıllarca, nesillerce sürdüğünü, başlayıp bittiği zaman aralıklarında aslında bitmediğini, bitmeyeceğini derinden hissederek yüreğim parçalanarak okudum ve herkesinde derinden etkilenerek okuyacağına eminim iyi okumalar.