derda

Harpler, muharebeler, savaşlar, boğazlaşmalar, insanoğlunun galiba, insanlaşmasıyla başlayan kaderi. Hatta belki de, her zerresi bir karşılıklı güçler çekişmesi olan doğanın, toplumları da saran, ebedî kanunu.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Vatan, bu milletin yaşadığı her yerdi. Hangi taht ve hangi bayrak altında olursa olsun bu vatanın bir de adı vardı: Turan...
Alıntı
23 Temmuz 1908'de hürriyetin yahut Meşrutiyet'in ilânı memlekette galiba daha ziyade biz çocukların anlayabileceğimiz bir şeydi. Bu ihtilâli anlayışta halkın kavrayışı da, galiba biz çocukların kavrayışlarından ileri geçmiyordu. Sokak gösterilerine herkes, yaşı ne olursa olsun bir çocuk heyecanıyla karışıyordu.
Alıntı
Aşk veya savaş destanlarının havası, hurafelerden başkaydı. Bunlarda yaşayan tabiatdışı mahlûklar değil, insanüstü kahramanlardı. Lirik öykü ve destanların hepsinde müşterek olan şuydu: bunlarda aşk, hiçbir zaman visale ulaşamayan bir şey, yani "ebedî bir hasret"ti.
Alıntı
Sanki iki taraf da, nasıl olsa er geç girişecekleri son, kesin hesaplaşmaya, beklenmedik bir kıvılcımla, şimdiden başlamışlardı.
Alıntı