Nihal Yalçın

Nihal Yalçın
@nihalyalcin61
99 model insan evladı
İnstagram @1kitabin1alintisi
Ut ve Lojistik Yönetimi
-İstanbul-
Rize, 24 Haziran
245 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Harika Bir Roman!🩷
10/10
·248 syf.··
2026 1. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 21:59
Şermin Yaşar- Altı Harfli Bir Tatlı Beni aşırı duygulandıran, kalbime dokunan, çok uzaklara, taa çocukluğuma götüren mükemmel bir kitaptı. Selime Teyze ve Meltem’in hikayesi… Selime Teyze dört çocuğu olan eşi öldükten sonra çocuklarından istediği sevgiyi ve ilgiyi görememiş bir anne. Meltem ise annesi onu çok küçükken terk etmiş, babası başka biriyle evlendiği için babannesi ve dedesiyle büyümüş bir kadın. Açıkçası ben de babannem ve dedemle büyüdüğüm için bu kısımları okurken gözyaşlarıma engel olamadım bu kısımlar beni çok etkiledi. Dedemi hatırladım🩷 Ayşe Arman’ın da dediği gibi “Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanama başlıyor yeniden...” Meltem, Selime Teyze’nin yaralarını okşamaya başlayınca Selime Teyze ona bütün hikayesini anlatması bu yüzdendi. Sonra da Meltem bütün hikayesini anlattı Selime Teyze’ye. Bu kurgunun içinde sanki benimde kabuk tutmuş yaralarım okşanmaya başladı, bende teslim oluverdim, duygusallaştım. E ne yapalım şöyle ağız tadıyla biraz ağlayamayacak mıyız sanki :) İyi ki bu kitabı görmüşüm, iyi ki okumuşum. İyi ki kabuk tutmuş yaralarımı kanattım. Sizler için seçtiğim o çok güzel alıntılar ise şöyle; Zannediyordum ki herkesin babası ve annesi ayrı evdedir; bütün çocuklar babaanneleriyle kalır, arada sırada anne babasının yanına gider. Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun… Ne kadar yaşlanırsan yaşlan sen de herkes gibi yaşamak istiyorsun. Ancak mezarda bitiyor hayat. Mezara girmedikçe, göğsünün altındaki kalp attıkça sen de istiyorsun hayattan payını… Sevginin size böyle boca edilirken, bana ve benim gibi pek çoklarına damla damla verilmesine dayanamıyordum.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
4/10
·394 syf.··
2025 15. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 01:50
Hayal kırıklığı Dostoyevski’nin en güçlü eserlerini okumuş olmanın beklentisiyle bu romana başladım ancak bittiğinde kendimi tam anlamıyla tatmin olmuş hissetmedim. Nataşa ve Alyoşa’nın hikâyesi gereğinden fazla uzatılmış, bu da romanın temposunu düşürmüş. Özellikle Nataşa’nın gurursuz tavırları bir noktadan sonra yorucu hale geldi ve karakterle bağ kurmamı zorlaştırdı. Konu yer yer tekrara düşerek akıcılığını kaybetti, olayların nereye varacağı büyük ölçüde öngörülebilir oldu. Bu nedenle final de beklenen etkiyi yaratmadı ve roman, bende bir hayal kırıklığı hissi bıraktı.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
10/10
·234 syf.··
2025 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2025 20:51
Uzun zaman sonra, gerçekten kalbime dokunan bir kitap okudum. Öyle bir hikâyeydi ki… sayfaları çevirdikçe sadece bir karakterin değil, bir insanın, bir yüreğin, bir kaderin izini sürdüm. Çanakkale Savaşı’ndan Avustralya’ya uzanan Mehmet’in hikayesi, bana hem insan olmanın ağırlığını hem de inancın gücünü yeniden hatırlattı. Bazı sayfalarda gözlerim doldu, bazı yerlerde içim sıkıştı. Bazen Mehmet’e kızdım, bazen ona hak verdim… ama en çok da onu anladım. Altını çizdiğim öyle çok cümle oldu ki… her biri sanki yıllardır içimde söyleyemediğim bir duygunun kelimelere bürünmüş hali gibiydi. Ve kitabı bitirdiğimde garip bir sessizlik çöktü içime. Bir süre öylece oturdum. Düşündüm… Bizim de bir hayatımız var, sevdiğimiz insanlar, bir işimiz, rutinimiz… ama bir hikâyemiz var mı gerçekten? Yoksa sadece günleri geçiriyor, derinliği olmayan bir yaşamın içinde mi sürükleniyoruz? Mehmet’in hikayesini okudukça, “yaşam” kelimesinin ne kadar anlamlı olabileceğini gördüm. Bir insanın yolu bazen kıtaları aşar ama yine de kalbinde memleketini taşır. Ve o kalp, en zor zamanda bile umudu saklamayı bilir. İyi ki tanıdıkm seni, Aborjin Mehmet. Hoşça kal…
Mavi TebeşirVedat Akyol · Luna Yayınları · 2021139 okunma
Merdiven Altı Terapi almayan kalmasın
10/10
·220 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 16:46
Bazen bir kitabın son sayfasını kapattığında içini tarif edemediğin bir boşluk hissi kaplar… Her kitapta yaşamazsın bunu, ama bazıları öyle dokunur ki, bitirdiğinde eksilmiş gibi hissedersin. İçin burkulur, sanki bir dostunu uğurlamışsın gibi… Şu an tam olarak öyleyim. Uzun bir aradan sonra, bir şey hem bu kadar canımı sıktı, hem de bittiği için içimde garip bir huzur bıraktı. Sanki zor bir ödevi tamamlamış bir öğrenci gibiyim—yorgun ama gururlu. Deniz’in hikayesini okurken fark ettim ki, aslında onun yaşadıklarıyla benim hikayem birbirine ne kadar benziyor. Belki de benim hikayem de bir başkasının kalbine dokunacak kadar tanıdık. Bu coğrafyada kadın olmak, var olmaya çalışmak, sesini duyurmak ve mutlu olmak çoğu zaman en yakınımızda duranlar tarafından engelleniyor. İzin verilmeyen bir mutluluğun, bastırılmaya çalışılan bir varoluşun içinde nefes almaya çalışıyoruz. Ama yine de anlatıyoruz… çünkü anlatmak hem iyileştiriyor, hem de bir başkasını iyileştirme umudu veriyor. Kitaptaki şu alıntı üzerine biraz düşündüm: Ben bir ütü masasıydım. Lazım olduğunda heyecanla açılıyor, salonun orta yerine, televizyonun tam karşısına koyuluyordum. Başka hiçbir eşyanın karşılayamadığı, kendine özgü, tuhaf bir ihtiyacı karşılayarak ev sahibini mutlu ediyordum. Ama ihtiyacı bittiğinde, birdenbire, salonun ortasında çok çirkin duran, evin tüm düzenini bozan, acilen uzaklaştırılması gereken bir fazlalığılığa dönüşüyordum. Bazen sevdiğimiz insanlar için hepimiz, istemesek de, bir ütü masasına dönüşüyoruz. İhtiyaç duyduklarında hep oradayız, koşturuyoruz, sevgiyle var olmaya çalışıyoruz. Ama işimiz bittiğinde, bir köşeye itilip unutuluyoruz. Ben bir ütü masası değilim. Varlığım, sadece başkalarına hizmet etmeye indirgenemez. Beni sadece ihtiyaç anlarında değerli görmek, aslında kim
Merdiven Altı TerapiDeniz Dülgeroğlu · Literatür Hayat Yayınları · 20241,209 okunma
Nabza göre şerbet
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 23:24
İş Dünyasında İletişimi Güçlendirmek: “Nabza Göre Şerbet” İletişim, iş dünyasında başarının temel taşlarından biri. Ancak ne kadar iyi dinliyoruz? Ne kadar doğru anlıyoruz? Ve en önemlisi, sağlıklı iletişim kurabiliyor muyuz? “Nabza Göre Şerbet”, iş yaşamındaki en büyük zorluklardan biri olan ilişki yönetimi konusunda rehber niteliğinde bir kitap. Empati, iletişim hataları, zor insanlarla başa çıkma, nezaket ve öfke yönetimi gibi konulara dair kapsamlı bir içerik sunuyor. Kitapta beni en çok etkileyen alıntılardan biri: “Dinlemezseniz, duyamazsınız. Duymazsanız, anlayamazsınız. Anlayamadığınızda ise gerçek bir iletişim kurmuş olmazsınız.”oldu. Bu alıntı, iş hayatındaki en büyük iletişim problemlerinden birine işaret ediyor: Dinleme eksikliği. Çoğu zaman karşımızdakini gerçekten dinlemek yerine, yanıt vermeye odaklanıyoruz. Oysa etkili bir iletişimin ilk adımı, anlamaya çalışmak. Kitapta ayrıca bir beceri testi yer alıyor; bu test, bireysel iletişim becerilerinizi analiz ederek geliştirmeniz gereken yönlerinizi belirlemenize yardımcı oluyor. Düşünce hataları ve kişilik profilleri bölümleri ise özellikle ilgimi çekti. Kendimi net bir profile oturtamasam da, farklı karakter tipleriyle nasıl daha sağlıklı iletişim kurabileceğim konusunda değerli bilgiler edindim. Genel değerlendirmem: Bu kitap, iş hayatındaki iletişim becerilerini güçlendirmek isteyen herkes için kesinlikle okunması gereken bir kaynak. Kendinizi daha iyi tanıyacak, eksik yönlerinizi fark edecek ve iş ilişkilerinizi daha verimli hale getireceksiniz.
Nabza Göre ŞerbetSinem Işık · Cinius Yayınları · 20256 okunma