İyi Aile Yoktur!
Puan vermedi·%52 (150/288 syf.)·
Kitabı büyük bir beklentiyle elime aldım ama maalesef bende tamamen hayal kırıklığı yarattı. Kitapta katıldığım neredeyse hiçbir kısım olmadı. Sürekli anneleri eleştiriyor. Çocuğun hayatının çok minik davranışlardan bile travmatize olacağını düşünüyor. Sanki büyük bir yenilikmiş gibi sunduğu çocuklar bizim malımız değildir, fikrini zaten aklı başında olan çoğu insan biliyor. Bildiğimiz şeyleri çok abartılı bir dille anlatmış yani. Üstelik çocuk gelişimi anlatırken araya sıkıştırdığı dini konular ve sınırları aşan üslubu devam etmemi çok zorlaştırdı. Hz. Amine’nin anneliğini ya da Hz. İbrahim’in kıssasını saygısızca eleştirmesi oldukça yersizdi. Okurken resmen hayrete düştüm. Teknik olarak da sürekli kendi eski kitaplarının reklamını yapması ve aşırı derecede Alice Miller alıntısı barındırması da sıkıcıydı. Bu kadar sivri dilli ve radikal fikirli bir psikolog, psikiyatrist veya çocuk gelişimcisi olamaz.
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
İnceleme
8/10
·200 syf.·
2026 24. kitabı
Filistinli Nur'un savaştan sonraki durumu Anlatılanı hem kurgusal, hem gerçek halini atmış Bazen metafor ile anlatıyor. Bir Psıkologun tezi için, şizofreni hastasıyla yaptığı görüşme Hiçbir yere ait hissedemeyen Filistinli Nur'un Yahudi birinin, yönlendirmesiyle ölüme sürüklenmesi. :/ Kitabın dili orta ağırlıkta.
BuğuNihan Kaya · Okuyan Us Yayınları · 2024873 okunma
Reklam
8/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
Gelen bir cinayet haberinin ardından Ece, araştırmalara başlar ve bu süreçte her adımda başka gerçekler ortaya çıkar. Sanırım 2 cinayet işlenir ve sonunda da bir kişi daha öldürülür. En sonunda da katil, Ece'ye mektup yazıp cinayeti neden işlediğini itiraf eder. Keyifli ve güzel bir kitap okudum. Polisiye türünü tam anlamıyla sevdiğimi anladım. Kitabı beğendim o yüzden puanım 8/10 :)
Yağmur BaşlamıştıNihan Taştekin · Can Yayınları · 200628 okunma
10/10
·198 syf.··
2026 10. kitabı
Geç Kaldığımız Her Şey Gibi, Ekin Kadir Selçuk’un 2026 yılında İletişim Yayınları’ndan çıkan romanı. Kitap, Rüzgâr karakterinin geçirdiği beyin kanamasının ardından yaşadıklarını, düşüncelerini ve zihninin derinliklerinde dolaşan duyguları anlatıyor. Daha ilk sayfada okuyucuyu şu cümle karşılıyor: “Hayatı da hep böyle yanlış tarafından tutmuyor musun zaten?” Henüz ilk sayfada insanı durdurup düşündüren bir soru bu. Sahiden, hayatı yanlış tarafından tutmak nasıl bir şeydir? Ya da yaşadığımız bu hayatın gerçekten tutunacak doğru bir tarafı var mıdır? Siz bunları düşünürken Rüzgâr’ın zihni yavaş yavaş sizin zihninize yerleşiyor. Sevdikleri, annesi, babası, akademik hayatı… Hepimizin “Ben bu hissi biliyorum” dediği anlar vardır ya; kitaptaki karakterler de sanki hayatımızdaki farklı duyguların ve yaraların temsilcileri gibi. Rüzgâr, her şeye geç kaldığını düşünen biri. Ancak sayfalar ilerledikçe, hayatını nasıl sabote ettiğine de tanık oluyoruz. Özellikle ilişkilerinde ve annesiyle olan yarasında, geçmişin izlerini tekrar tekrar kanatıyor sanki. Tam da bu noktada insanın aklına şu düşünce geliyor: Bazen neyin doğru olduğunu bilmek, onu yapabilmek anlamına gelmiyor. Belki de bu yüzden Rüzgâr zaman zaman okuru kendisine kızdırıyor. Kitabı okurken ben de şunu düşündüm: Rüzgâr, hep sahip olamadığı şeylere meylediyor. Belki de gerçekten istediği şeye sahip olsa, çayın içinde eriyen bir şeker gibi hissedecek kendini; yavaş yavaş yok olacak. Çünkü gerçek bir ilişkiyi nasıl yaşayacağını bilmiyor. Alışık olduğu şey eksiklik, özlem ve ulaşamamak. Bir de Nihan var bu hikâyede. Ruhuna çiçek bıraktığımız Nihan… “Keşke böyle bitmeseydi,” dediğimiz Nihan… Bazı sayfalarda durup uzun uzun düşündüren, aynı satırda takılıp kaldığımız Nihan… Neyse… Ne diyeyim? Siz de Rüzgâr gibi her şeye geç
Geç Kaldığımız Her Şey GibiEkin Kadir Selçuk · İletişim Yayınları · 20269 okunma
güneş açınca işler düzelmiyor, bazen gece daha dürüst!
10/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 02:19
Kitap bölüm bölüm anne ve babası ile dört kardeş arasında,diğer bölüm ise geçmişte geçiyor,yani geçmiş ve gelecek arası bir ağ örüyoruz Halide’nin ağzından belkide ruh demeliyim gerçi anlatıcıların çoğuda ruh. Halide #305367326 evin en büyük kızı cihangir,zeliha ve Nihal Nihalin doğumuyla bablarının evden kaçması bir oluyor nihal’de babasının kopyası,annesi baba gidince ilaçlarla ayakta kalıyor böylelikle evin büyük kızı nihali büyütüyor “annem var ama yok”dese yeridir İlerleyen zamanda Konağın satışı için bir araya gelen Cihangir Zeliha ve Nihan beklenmedik aksilikler sayesinde geçmişlerine inerler herkes kendince haklıdır,(konuşarak çözülmeyecek sorun yoktur derdim ama bilmezdim bulutlar gidince güneş kendini göstermezmiş bazı sırlar açıklanamazmış) Can feda konağı yıllar önce bir aşka şahit oldu (namı değer uğursuz konağı) Handan ve derviş Ali adında aşıkları vardı evlendiler ülke ayaklanınca Handan’ın babası fırsat varken derviş ali’yi sahte şahitlerle idam ipine gönderdi para çok olunca kimin haklı olduğu önemli oluyor,bebeğinin haberini alamadan ölen derviş Ali ve çizdiği Handan tablasu yıllarca bilenlerin aklında kaldı bilmeyenler (nihal cihangir zeliha ve daha fazla) konağın Nadide parçası olan tabloyu zonaro Abdülhamid zamanında yaşayıp saray resamcısı olarak devam etti İstanbul aşığı #305366928 . Osmanlı tarihine kendisine sevgisini her fırsatta dile getirmiştir) çizdi diye bilirlerken az da olsa tarihi merak ederler. Son olarak halide annesinden çok çekti okurken Mücellayı Nazan Bekiroğlu okur gibi hissetim mutlu olmaya en çok onun ve derviş Ali nin hakkı vardı oda olmadı Araf’ta kalan iki ruhun bir birini kurtarma çabası “Görünmeyen hayatlar her çerçeve ayrı bir manzara” Uzun süredir biyografi olupta
1000Kitap
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,2bin okunma
10/10
·160 syf.··
2026 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 09:46
Nefesimi tutup okuduğum nadir kitaplardan biri oldu. Seni Feda Etmeyeceğim, Nihan Kaya’nın en tartışmalı ve en kişisel yazılarından oluşan bir manifesto gibi, bir başkaldırı , bir direniş kitabı. Kitabın kapağında yavrusunu kargalardan koruyan bir koyunun resmi vardır. Resimde anne kuzusunun üstünde kötülüğe adeta haykırıyor "SENİ FEDA ETMEYECEĞİM" Bu resim bile kitapla ilgili çok şey anlatıyor bize. Nihan Kaya, özellikle çocukların aile, gelenek veya toplumsal beklentiler uğruna feda edildiğini, kurban edildiğini savunuyor ve anlattığı her hikayede kendi çocukluğundan, yaşamından izleri bizlere anlatıyor. "İnşa ettiğimiz herşey sizin olsun. Dünyadaki bütün diplomalar ve bütün mevkiler sizin olsun. Etimizi etinize vermiycez. Bu gerçeğe uyanan herkes bizimdir. Ben Nihan Kaya, binlerce kez öldürüldüm. Öldürüldüğünde yanımda hiç kimse yoktu. Yalnızlığımdan doğdum. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan kadar güçlüsü yoktur. Tenimdeki her hücre kalbim oldu.kalbim beynim, beynim de kalbim oldu. Ben Nihan Kaya, doğumumu ölümümden yarattım. Yaratıcılığım tanrımdan ve tanrılığımdandır. Doğurduğum ve doğurmadığım bütün çocuklarım acılarıma şahittir. Rahmimdeki yaralar sözlerime şahittir. Ben Nihan Kaya, annem beni reddedince Evren de beni reddetti. Evren beni reddedince kitaplar ve fikirler yaratmak zorunda kaldım. Ben Nihan Kaya, yaşadıklarım savunduklarımın ispatıdır. Doğmuş ve doğmamış bütün çocuklarım üzerine yemin ederim ki, bu kitapta yazılmış herşeyi sözcük sözcük yaşadım. Yazdığım kitaplar acılarıma şahittir." Kitap bu cümlelerle bitiyor. Daha da fazla birşey söyleyemiyorum. Okuyun okutturun !!!
Edebiyat
Seni Feda EtmeyeceğimNihan Kaya · Eksik Parça Yayınları · 2021719 okunma
Reklam
Reklam