Okumak, onlarca öğrenme aracından sadece bir tanesidir.
Bu bağlam zihnimi yüksek öğrenim görmeyen insanları ifade etmek için son yıllarda kullanılan yaralayıcı ve kibir dolu “dağdaki çoban” ifadesine getiriyor.
“Çobanlıkta okur-yazar olma şartı bile aranmaz, o halde bir çoban her koşulda ilkeldir ve hiçbir bilgeliğe sahip olamaz.” vizyonsuzluğu ile “bilgeliği” ve hatta “insanlığı” kurdeleli, duvara asılabilen bir kâğıt parçası ile ölçümlemeye kalkan Müslüman, Resûlullah(a.s) dâhil olmak üzere çoğu peygamberin ilâhi bir el ile çobanlık sürecinden geçirildiğini unutuyor.
Bu yıl herhangi bir kitap satın almama kararı aldım.
Zaten elimde okunmayı bekleyen onlarca kitap varken nefsimi dizginlemenin artık zamanı gelmişti.
Yazarımızın “Herhal ilerdedir yaşanacak günlerin en güzeli” düşüncesinden
‘Herhal almadığım kitaptadır en güzel cümleler’ mantığını bilinçaltımın sinsice kabullenip elimizdekini değil de ulaşamadığımızı bize kaz gibi gösteren oyununu bozmak gerek.