emine

emine
@nihayetinde
dünya sonlu, kalbim kederli
Babam için hayatın anlamı da açıktı: Özlemek duvarları en yüksek, kaçılması en zor hapishaneydi. Özlemekti onun hapishanesi.
Sayfa 58
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir akşamüstü, yine böyle bir eylül ayında ... Aslında tam beş yıl önce bir akşamüstü, Umut şimdi Selma'nın tek başı￾na oturduğu bankın iki yanındaki bankta, yanağını Sel￾ma'nın yanağına dayamış, "Beş yıl sonra bu gün ve bu saat￾te tam bu bankta buluşalım," demişti. "Söz verelim birbiri￾mize, ne olursa olsun, nerede, nasıl olursak olalım, birlikte ya da ayrı, buraya geleceğiz. Beş yıl sonra bu gün, bu saat￾te." O an öyle güzeldi ki, o anla yetinmek insanoğlunun ba￾şarabileceği bir şey değildi. Umut heyecanla, gözleri parla￾yarak konuşuyordu: "Belediye burayı yıkıp, dümdüz edip otopark bile yapmış olsa, şu bakkaliye şans oyunları oyna￾nan bir tekel bayiine, şu berber bir erkek kuaförüne, hatta kuaförü geçtim, bir saç tasarım merkezine, kuru temizle￾meci kuru temizleme dünyasına ya da kirli çamaşır hasta￾nesine de dönüşse, beş yıl sonra tam burada buluşalım." Güzel bir anı gelecekte yeniden yaşamayı güvence altına alarak elde edilen mütevazı bir sonsuzluk duygusu ...
Sayfa 44
ÇOCUKLAR Hırsızlığa karşı alarm, yangın alarmı, hatta deprem alarmı... Halbuki ben en sık görülen kazalar için bir önlem alındığını zannetmiyorum. Şu sahneyi hepiniz bilirsiniz: Çocuklu aile olarak misafirliğe gidilir. O ev de çocukluysa, anne babalar rahat etsinler diye, ilk önlem olarak, yeme içme bittiğinde, çocuklar oynasın-lar diye arka odaya gönderilirler. Şimdi bu hareket, patlamaya hazır bir bombanın pimini çekmek gibi bir şeydir! Çocuğu gözünün önünden ayırmayacaksın. Çocuk potansiyel kaza mimarıdır! Çocuğun tek başına sesi çıkmıyorsa korkun, birkaç çocuğun sesi çıkmıyorsa panikleyebilirsiniz! Birkaç çocuk, eğer hemen kaynaştılarsa, ki genellikle öyle olur, asla sizin tahmin ettiğiniz masum şeyleri yapmazlar. Özellikle anneler bu konuda çok iyimserdirler çünkü. "Hadi bakalım oynayın uslu uslu" dedikten sonra seçenekleri sayarlar: "Yapboz yapın, birbirinize bilmeceler sorun, legolarla ev yapın, hadi bakalım." Bir araya gelmiş birkaç çocuk bunların hiçbirini yapmaz. Bunları büyükler yapar. Anne daha odadan çıkar çıkmaz çocuklardan biri mesela şöyle diyecektir: "Aklıma süper bir fikir geldi, masadan kanepeye tramplenle atlamacılık oynayalım." Çocukların uydurduğu oyunlar, kulağa sanki bu saçmasa-pan aktivitelerden bir ticari kâr elde edilecekmiş, bunlar birer geleneksel iş koluymuş gibi gelir. Hayvancılık, arıcılık gibi, "Masadan kanepeye tramplenle atlamacılık," "Çatal bıçaklarla savaşçılık", "Masanın etrafında kusana kadar dönmecilik". Aralarından birisi böyle saçma ve tehlikeli bir şey teklif edince ötekiler hemen "Evet, süpeeer hadi" derler ve başlanır. Çünkü çocuklar terörist grup gibidirler. Kimsenin ismi cismi, yakınlık derecesi, arkadaşlığın eski mi yeni mi olduğu, sohbet, falan önemli değildir. Hedeflenen amaç için çalışılır ve eylem
Sayfa 296
Anne babaların çocuklardan bekledikleri şeyler bazen çok zor. En yaygın olaydır, çocuk on bir, on iki yaşına gelmiş, üç beş kelime yabancı dil öğrenmişse, hemen turistlerin yanına gönderilir: "Hadi çocuum, git konuş, hadi bakiim, o kadar okula yolladık!" diye. Sıkıysa sen git konuş! Tanımadığın insanlar! Hatta, hadi kıyak yapalım, git Türkçe konuş! Bakalım, durup dururken ne diyeceksin... Yapamazlar, ama çocuğu yollarlar. Çocuğu ne gibi bir sürpriz beklemektedir? Bakalım turistler nerelidir ve o yabancı dili biliyorlar mıdır? Veya, egzotik Türkiye tatillerinin ortasında, bir çocukla sohbet etmek isterler mi? Kimse düşünmez. Çocuklardan beklenen bu tür şovların hiçbir sınırı yoktur.
Sayfa 161
Ben genel olarak spora sinir oluyorum! Yani bir insanin her yere arabayla gidip, televizyonu uzaktan kumandayla açıp, bütün gün oturup, sonra özel giysilerle gidip, kapali bir yerde, sahte bir hareketlilik yapmasina, sebepsizce koşup atlayıp zıplamasina sinir oluyorum.
Sayfa 86
Hayat ve İnsan