hdnizm

hdnizm
@nihihedolis
a dancer dies twice, once when they stop dancing and this first death is the more painful... _________martha graham_______
Başka şeyleri hatırlamayı canın hiç çekmiyor: ne aileni, ne öğrenimini, ne aşklarını, ne dostlarını, ne tatillerini, ne de tasarılarını. Yolculuklara çıktın ve dönüşte yanında hiçbir şey getirmedin. Oturuyor ve beklemek istiyorsun sadece, bekleyecek bir şey kalmayana kadar beklemek: Gece olsun, saatler vursun, günler geçip gitsin, anılar silikleşsin.
Sayfa 19 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşamın Yolu Özgürlükten, Özgürlüğün Yolu Ölümden Geçer
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2021 190. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2021 16:06
Albert Camus, Sisifos Söyleni adlı eserine, "Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır; intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediğinde bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermek," şeklinde başlar. Yabancı adlı en çok okunan eserinde de aslında merkezde yine bu "soru" bulunmaktadır. Evet, okuyan pek çok insanın ve hatta okumayan pek çok insanın Yabancı hakkında ilk ve en çok duyduğu, akıllarında en çok yer eden nokta, annesi ölen bir kişinin kayıtsızlığı oluyor hatta bunu, "annesi ölen bir kişinin son derece acımasız kayıtsızlığı" şeklinde daha abartılı şekilde belirtenler de olabilir. Ama ben, burada "anne"yi, "hayat"ın temsili olarak görüyorum. Bu durumda, Meursault'un kayıtsız hali, bir kişi olan anneye değil, hayatın kendisine karşı olmaktadır. Meursault, sıradan bir işte çalışan sıradan bir insan gibi görünür. Son derece sessizdir, bunun nedeni olarak, konuşacak bir şeyin olmadığını gösterir. Ancak, Camus'un Sisifos Söyleni'de "Uyumsuz insan için, açıklamak ve çözmek değil, duymak ve betimlemek söz konusudur artık. Her şey açık görüşlü ilgisizlikle başlar," diyerek aslında Meursault'u tarif eder. Yabancı'da ise onun adım adım ilgisizliği, giderek daha çok açık görüşlü bir noktaya gelecektir. Yine Camus Sisifos Söyleni'de, "Bir insan yaşamının yarısı söylenmeyeni anlamakla, başını çevirmekle, susmakla geçer," der, ve bu satırlar da Meursault'u anlatır. Meursault, suskundur ancak çevresinden bihaber değildir, bilakis farkındadır ancak yaşadığı toplumdan, onun değer ve yargılarından ve sonraki sayfalarda giderek daha açık şekilde karşımıza çıktığı üzere hayatın kendi tercihlerine fırsat tanımayan doğasından. Hatta Meursault, görünüşte işlediği bir cinayetten dolayı yargılansa da aslında, toplumun değerlerine, yargılarına, kabullerine,
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Varlık Yayınları · 1994137,4bin okunma
"Ahmet Hamdi Tanpınar'la Zaman'a Doğru.."
10/10
·382 syf.··
2021 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 13:48
Daha önce hiç gitmediğiniz bir şehire gittiğinizi düşünün. Orada yaklaşık 5-6 saat gezme fırsatınız var. Yani 3-4 yere rahatlıkla gidebilirsiniz. En sona, gidilebilecek en güzel yeri mi bırakırsınız yoksa diğerlerine nazaran biraz daha gölgede kalmış yeri mi? Bu soru her ne kadar kişiden kişiye farklılık gösterse de güzel olan bence en sona bırakılmalı. O zirve tat, en son tadılmalı. Futbolda seri penaltı atışlarında da bu böyledir, en iyi futbolcu hep en son topun başına geçer. You Tube'da da böyledir, herhangi bir konu hakkında  bir video izlediğimizde en dikkat çekici noktayı hep videonun sonunda izlemiş oluruz. Mesela yolculuğa çıkacak olan birisinin vedalaşma anını düşünün, en sona en sevdiğini bırakır.. Kitaplar da böyledir benim için. Oğuz Atay'ın okuyacak olsam; ilk Korkuyu Beklerken, Tehlikeli Oyunlar, Eylembilim gibi kitaplarını okurum, Tutunamayanlar'ı en sona bırakırım. Zülfü Livaneli okuyacaksam ilk Serenad'ı okumam. Yaşar Kemal okuyacaksam ilk İnce Memed'i okumam ya da John Steinbeck okuyacaksam ilk Gazap Üzümleri'ni okumam. Kısacası yazarın zirve kitabıyla başlamam. Ahmet Hamdi Tanpınar için bu durum böyle olmadı maalesef. Ahmet Hamdi Tanpınar denilince akla gelen ilk şey Saatleri Ayarlama Enstitüsü'dür. Huzur, Aydaki Kadın, Mahur Beste gibi kitaplarını okuduktan sonra okumak isterdim bu kitabı ama öyle olmadı.. Romandaki motif zamandır. Türk Edebiyatında "Zaman" denince akla ilk Ahmet Hamdi Tanpınar gelir. Romanın birinci kısmı olan "Büyük Ümitler" Tanzimat öncesini konu alırken "Küçük Hakikatler" ve "Sabaha Doğru" bölümleri Tanzimat dönemini, son bölüm olan "Her Mevsimin Bir Sonu Vardır" ise Cumhuriyet döneminin başlarını ve devamını işler. Romanın olay örgüsü, fakir bir ailede büyüyen ve saatlere büyük bir ilgi duyan Hayri İrdal adlı genç bir adamın
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353,1bin okunma