Acının basamakları yukarı çıkmaz, aşağı iner, cennete değil, cehenneme gider.
Acı ayırır, parçalar, bir merkezkaç kuvveti olarak sizi yaşamın çekirdeğinden, dünyanın her şeyin birliğe yönel diği çekim merkezinden koparır.
Acıların unutulmamasının nedeni bilinci ölçüsüzce ele geçirmeleridir. Dolayısıyla, çok şeyi unutması gerekenler aslında çok acı çekmiş olanlardır. Yalnızca normal insanların hiçbir şeyi unutmalarına gerek yoktur.
Hayvan için yaşam her şeydir, insan içinse bir soru işareti. Kesin bir soru işareti, çünkü insan sorularına daha önce hiç yanıt alamadığı gibi, bundan sonra da alamayacaktır. Yaşam yalnızca anlamsız değildir, anlamlı olması da olanaksızdır.
İnsanlar böyledir. Size inanmaları için, sizin olan her şeyden, sonra da kendinizden vazgeçmeniz gerekir. İnancınazın gerçekliğinin güvencesi olarak ölmenizi isterler. Neden kanla yazılmış kitaplara hayran olurlar? Çünkü o kitaplar onları acılarından kurtarır ya da acının yanılsamasını ya ratır. Söylediklerinizin arkasında kan olsun, gözyaşı olsun isterler. Kalabalığın hayranlığı sadizmle doludur.