Aziz petrus: " Herşey ışığa maruz kaldığınd aortaya çılar ve ışığa maruz kalan her şey ışık haline gelir". Siz nasıl karanlıkla savaşamazsanız, acı bedeniyle de savaşamazsınız. Bunu yapmaya çalışmak içsel çatışma ve daha fazla acı yaratır. Onu izlemek, gözlemlemek yeterlidir. Onu izlrmek, onu o anda olanın bir parçası olarak kabul etmek anlamına gelir.
Düşününüz acı bedeninin enerji alanına uyumlandığı anda, siz onunla özdeşleşir ve onu yine düşüncelerinizle besliyor olursunuz.
Örneğib, eger öfke acı- bedeninin hakim.enerji titreşimiyse ve siz öfkeli düşünceler düşünüyor, birinin size yapmış olduğu şey ya da sizin oma ne yapacağınız üzerinde duruyorsanız, o zaman siz bilinçsiz hale gelmişsinizdir ve acı bedeni " siz" haline gelmiştir. Öfkenin olduğu her yerde , daima altta yatan bir acı vardır. Ya da karanlık bir ruh hali üzerinize çöküp de, siz olumsuz bir zihin- kalibina girmeye ve yaşamınızın ne kadar berbat olduğunu düşünmeye başladığınizda, düşünüşünüz acı- bedenine uyumlanmış ve siz "bilinçsiz" ve acı bedeninin saldırısına açık hale gelmiş olursunuz.
Dikkatinizi içinizdeki histe odaklayın, onun acı bedenin olduğunu bilin. Onun orada olduğunu kabul edin. Onu hakkında düşünmeyin, hissetmenin düşünmeye dönüşmesine izin vermeyin. Yargılamayın yada analiz etmeyin. Ondan kendinize bir kimlik yaratmayın. Orada mevcut kalın ve içinizde olup bitenin gözlemcisi olmayı sürdürün. Sadece duygusal acının değil, am aynı zamanda "gözlemleyenin", sessiz izleyicinin de farkında olun. Bu, Şimdi' nin gücü, kendi bilinçli mevcudiyetinizin gücüdür. Sonra neler olduğunu görün.
Birçok kadının acı bedeni özellikle adet öncesi dönemde uyanır. Ben daha sonra bunun nedeni hakkında daha ayrıntılı olarak konuşacağım. Şimdilik, sadece şunu söyleyeceğim: Eğer o dönemde onun tarafından ele