Yapılan bir çalışmanın sonucunu öğrendiğinde cidden şok geçirdim. Biz sesle, sözle uğraşırken aslında iletişiminde sadece % 7' lik bir kısmın bunlardan oluştuğunu bilmek ilginç (Mehrabian, 1968). İletişimin %93' lük kısmı konuşmanın olmadığı iletişim bölümü. %93' ü deaçarsak, %55' i vücut dili, %38' i sesin tonlaması, yüksekliği vs. "Neyi söyeldiğin değil, nasıl söylediğin önemli" sözünün ne kadar anlamlı olduğunu burada tekrar görmüş oldum.
Bu konuya değinmeden bir iletişim kitabı yazdım demenin eksik kalacağını düşünüp sözsüz iletişimi konuşmaya karar verdim. Birisiyle konuşurkeb sana iyiyim dediğinde kişinin duruşu, söylerkenki yüz ifadesi eğer bunj desteklemiyorsa sözün anlamı kalmıyor. Hissettiklerini ve dışa sunduklarını bedensel tepkilerle istemli olarak verirken, kendini ifade etmede kişinin kontrolünde olmayan bedensel tepkiler de önemli rol oynar. Otomatik refleks reaksiyoblat, örneğin gözbebeklerinde büyüme- küçülme, terleme gibi bedensel tepkiler de söylenilenlerin gerçekliği konusunda kişiye bilgi akıtır. Bunun dışında bir de kişinin kontrolünde olabilen fakat kendini ifade etme alışkanlıklarıyla fark etmeden kullandığı bedsn hateketleri var. Anladığın gibi karşımızdaki kişi bize hislerini, niyetini, altyapısını o kadar çok veri ile altarıyor ki inanamazsın. Biz hala sadece ne söylediğimize takılıyoruz.
Senin baktığın pencere sana ne gösteriyorsa hayatın o kadardır. Etrafındaki olay ve kişilere nasıl bakarsan onlara karşı tepkilerin de o bakışın ışığında olur. Senin bakış açın olumsuzsa aynı şekilde yaşam sana olumsuz olarak yansır ve etrafındakiler de sana ayni bakış açısından davranmaya başlar. Şapkayı önüne koyup hayata karşı nasıl bir yaklaşımın olduğunu incelemek ve anlamak zorundasın.
Çocuklar bazen de doğruyu söylemelerine izin verilmediği için yalan söylerler. Eğer doğruyu söylediğinde kendine bu dediklerinden ötürü ceza verileceğini düşünüyorsa veya düşündürtmüşsek yalan söylemenin daha iyi bir yol olduğunu düşünür.
Çocuğa dürüstlüğü öğretmek istiyorsak, güzel gerçekleri olduğu gibi, kötülerini de duymaya hazır olmalıyız.
Kısacası kendisini korumak için yalan söyleme fırsatı vermemeliyiz, yalan söylemesine gerek olamdığını göstermeliyiz.
Bazı soru tipleri çocuğun yalan söylemesi için cid
di bir alt yapı sağlar:
Niye yaptın? Bunun yerine: Eminim yaptığını açıklayacak bir sebebin vardır.
Niye zamanında gelmedin? Bunun yerine: Gecikince endişlendim.
Neden bu kadar bencilsin? Bunun yerine: Arkadaşınla paylaşırsan çok mutlu olacaktır.
CEVABINI BİLİYORSAN SORUYU SORMAYACAKSIN!
Dürüst ve yalansız bir yaşam içinde olmamız ona iyi bir örnek olacaktır. Her şeyi uyararak, kızarak, eleştirerek söyleyeceğimize, bu dediklerimizi kendimiz uygulayarak karşılaşilan durumlarda onun nasıl bir tavır sergilemesi gerektiğini öğretebiliriz. Bir arkadaşı çocuğunla oyuncağını paylaştığı için herkesin ortasında " Arkadaşına teşekkür et" diyeceğine sen "Oumla oyuncağını paylaştığın için teşekkür ederim" de. Böylece başkalarının önünde çocuğunun küçül düşmesini engellemiş ce ona örnek olmuşsundur.
Nezaket kafaya çakılmaz, incelikle öğretilir.!
Çocuklar yaşadıkları şeyi öğrenir, söyleneni değil.