Birçok insanın bu kadar acı çekmesinin sebeplerinden biri de duygularının onları yönetmelerine izin vermeleridir. Hayata dair stres ve belirsizlik arttıkça bilinçaltı yöntemi ele geçirir. Bilinçaltı yönetimi ele geçirdi mi kişinin tehlikede olduğuna dair otomatik düşünceler üretmeye başlar.
Bütünsel olarak istediğin hayatı yaşamana engel olan asıl şey duyguların. Sen şerefli olmadığında şerefsizlik katlanarak sana geri döner. Sen sakin olmadığında öfke katlanarak sana geri döner. Sen sevgi dolu olmadığında korku katlanarak yine sana geri döner. Sen öfkeli oldukça sana öfkeli davranan kişilerle karşılaşırsın. Ezip yok etmek istediğinde ilahi düzen de sana aynı şekilde seni ezip yok etmek isteyen deneyimler gönderir.! Farkında mısın, insanlar hem mutlu, huzurlu, bolluk bereket, aşk ve sağlık dolu bir hayat istiyor hem de küçük şeylerle uğraşıyor. Günlük hayatında diğer insanlar gibi haklı çıkmaya, kendini kanıtlamaya çalışıyor, farklı gözükme çabalarına giriyorsan istediğin ilişkiyi yaşayamazsın. Tüm yaydığın bu duygular ilahi düzene sürekli kaydediliyor. Hem de bunların sana ilk fırsatta kişiler veya deneyimler aracılığı ile geri gönderilmek üzere kaydedildiğini söylesem? Ruhunda intikam duygusu varken aşk nasıl sana dönebilir ki?
Başka birisinin seni mutlu etmesini beklemen çok bencilce bir şey. Eğer sen kendini mutlu edecek kadar sevmemişsen bir başkası bunu nasıl başarabilir ki? Sanırım hiç kimse bunu başaramaz öyle değil mi? Kısaca Sen kendini mutlu etmeyi öğrenmediğin sürece hiç kimse seni asla mutlu edemeyecektir!
Bir ilişkide taraflardan biri diğerinden daha fazla verdiği diğeri de daha fazla aldığı anda denge bozulur.
Unutma tüm ilişkilerimiz annemizle olan ilişkilerimiz üzerinden yürür. Örneğin geçmişte annenin seninle güvenli ve sağlıklı bir ilişki kuramadığını, seni ihmal ettiğini düşün. Bunun için onu kaybetmekten çok korkarsın ve her an gideceğini düşünüp güvenmezsin. Araştırmalara göre bebek ve anne arasındaki bağlanmanın kalitesi, onun kendine ve dış dünyaya güven duyabilmesi, yaşıtlarıyla ve diğer yetişkinlerle iyi ilişkiler kurabilmesi, ilişkilerde kendini var edebilmesi açısından oldukça belirleyicidir. Başlangıçta anne tarafından sakinleştiren, duygusal durumu düzenlenen bebek büyüdükçe kendi duygularını düzenleyebilmeye başlar ve ağladığında kendini sakinleştirebilir.