Nihan Özdamar

Başınıza dünyanın en büyük felaketinin gelmiş olmasından çok buna nasıl tepki verdiğinizdir yaşam kalitenizi belirleyen. Sevdiğiniz insanları kaybetmiş olabilirsiniz. Veya bunların başınıza gelebileceği korkusu ile kendinize cehennem hayatı yaşatıyor olabilirsiniz. Daha da kötüsü karar vermek zorunda bırakılmış olabilirsiniz. Bütün bunların, yani yaşamın bize dağıttığı elin üzerinde kontrolümüz yok maalesef. Ancak yaşamda başımıza ne gelirse gelsin, dağıtılan eli nasıl oynayacağımız bizim elimizde. "Hayat olması gerektiği gibi değildir. Olduğu gibidir. Onu değiştiren onunla başa çıkma biçimimizdir". - Vurginia Star "ıyi bir insanım diye başıma kötü olaylar gelmeyeceğini beklemek, vejetaryenim diye boğaların bana saldırmayacağını beklemekten farksızdır". Tabii ki acı var, evet dediğiniz yaşamın bir parçası o da. Bütün yaşamla beraber acınıza da evet deyin, avazınız çıktığı kadar. Acınızı kabul ettiğinizde başlıyor yaralar iyileşmeye, izin verin kabuk bağlamasına.. Yaşamınızda ne olduğuna siz karar vermiyor olabilirsiniz. Ancak yaşamınızın nasıl olduğuna Siz karar veriyorsunuz.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim yaşamım, birbirinden çok farklıymış gibi gözüken kadınlarla hep birbirini neredeyse aynı ilişkileri yaşadığımı farkettiğimde değişmeye başladı. Benim yaşamım, girdiğim her işte bir süre sonra kendimi o tanıdık, bıkkın, kendinden ve yaptığı işten sıkılmış, olmadığı bir şeyin taklidini yapar durumda bulduğumu ve her seferinde "bu sefer baştan işi sıkı tutup istediğim gibi sonuçlar yaraatayım" diye yeni bir iş peşine düştüğümü fark ettiğinmde değişmeye başladı. Yaşamınıza bakın. Orada, istediğiniz gibi bir yaşam yaratmak için aradığınız bütün ipuçları var. O tekrar eden olaylarla, o hiç de aynıymış gibi gözükmeyen, ama özünde birbirinin tıpkısı olan ilişkilerde, her seferinde yaşamınıza giren ve yüzleşmek zorunda kaldığınız aynı tip insanlarda ihtiyaç duyduğunuz bütün fırsatlar saklı. Yaşamınızda tekrar eden olayların bir listesini yapın. Yaşamınıza bir dedektif gibi bakın ve tekrar eden olay ve temaları belirleyin. Daha listenize bakın ve kendinize şunu sorun: Bütün bunlardan benim öğrenmem gereken dersler neler? Bütün bu olanlar neye işaret ediyor? Gölgede kalan henüz fark etmediğim veya kabullenmek istemediğim, karşılaşmaktan korktuğum şeyler neler? Sakın korkmayın, sizin içinizde olan hiçbir şey ile karşılaştığınızda incinemezsiniz, tam tersine onunla karşılaşmamaktan korkun. Mesaj ilk geldiğinde bir fırsattır. Eğer ilgilenmezseniz, yapılacaklar listesinde yerini alır. Yine ilgilenmezseniz,durum haline gelir, oradan da gideceği yer problemler alanıdır. Eğer problemken de ilgilenmezseniz kriz haline gelir ki, o zaman artık ilgilenmek zorunda kalırsınız. Gölgede kalan mesajları alamamaktan gerçekten korkun, çünkü yoksa kriz yönetimi konusunda bir kitap yazacak kadar deneyimli hale gelebilirsiniz!
Sayfa 72·Kitabı okudu
Bırakın bütün eskileriniz, bütün yüklerinizi atın. Biliiyorum söylemesi kolay, yapması zor.. Yaşamanızı güzelleştirecek bir çok şey gibi. Ama kendi kendinize yaptığınız şu eziyete bir bakın lütfen. Açın gözlerinizi. Açın. Lütfen gerçeği görün. Hayır, çocukluğumuzu kimse size geri vermeyecek ve hayır kimse size yaşamadıklarınız için özürlerini bildirip de plaket filan takdim etmeyecek. O çocukluğu, hayalini kurduğunuz o çocukluğu hiçbir zaman yaşamayacaksınız. Bunu kabul edin. Kaybettiğiniz hayalleriniz için kimse size teselli ikramiyesi vermeyecek. Ve kurbağaları öperek prens yapamayacağınızı, ayağına ayakkabı uyanın prenses olmadığını anlayın artık. Ve mutluluğunuzun prens ve prenses bulmaya bağlı olmadığını da. Olanın ne olduğunu, gerçeği görün artık. Bırakın her şeyi, zaten sizin olmayanın bırakın yakasından, gitsin. Arkasından yasını tutun. Acısız, yarası, beresiz olmasını beklemeyin. Acıyacak. Uzun zamandır tutuyorsunuz bu geçmişin hayallerine. Uzun zamandır akıtıyorsunuz yaşam enerjinizin büyük bir bölümünü bu değişmeyecek gerçeklere. Nasıl yaşamınızın kontrolünü elinizden bıraktığınızın farkında mısınız? Artık bırakın. Artık kendi önümüzden çekilin. Artık kendi sırtınızda yük olmaktan vazgeçin. Artık rahat bırakın kendinizi, ki olabileceği her şeyi olsun. Artık izin verin kendinize, gidebileceği her yere gitsin. Artık gerçekleri görün, geçmişin değişmeyeceğini farkedin, hiçbir zaman gerçek olmamış eskilerininiz yasısını tutun, göz yaşlarınızla uğurlayın onları ve yaşamınızda yeniye yer açın. Artık zamanıdır. Artık beklemeye vakit yok. Artık bugüne ait olmayana yer yok. Ve bütün güzel şeyler, belki de kapıda bekliyorlar, içeride girecekleri yer olmadığı için. Onlara dünyanızda yer açın, eskileri çıkararak. Onlar beklemekten sıkılmadan, kendiniz için bir şeyler
Sayfa 69·Kitabı okudu
Geçmişin üzerine kapıyı kapatın. Hatalarınızı unutmaya çalışmayın ancak onların üzerine yaşamayı bırakın. Onun enerjinizi, zamanınızı veya yerinizi almasına izin vermeyin. -Johnny Cash
Sayfa 68·Kitabı okudu
O kadar bağlıyız ki biz eskilerimize. Onlar bizim bir parçamız, sanki bu dünyada kalma nedenimiz, sanki bizim yaşamımıza onlar anlam veriyorlar. Bir de biten ilişkilerin taşıyanlar var, sırtlarındaki eski küfelerinde. Hele bu biten ilişki fiilen devam ediyorsa, hele karşımızdaki insanı içten içe sevsek de bizi uçuruma doğru götürdüğünü, bize zarar verdiğini, bizi kullandığını görüyorsak ve doğru bildiğimiz halde yapamıyorsak.. İşte o zaman o küfe ağırlaştıkça ağırlaşıyor, çünkü eskinin yanında zehirli umut da büyüyor ve kanser sarıyor bütün sistemimizi. Siz neleri taşıyorsunuz kefenizde? Artık taşıdığınız yetmedi mi? Artık vazgeçin. Size uzunca zamandır acı çektiren bu insanları, gerçek olmayacak hayalleri, değiştiremeyeceğiniz geçmişi artık serbest bırakın gitsin. Gitmekte olduğunuz gelecekte onlara ihtiyacınız olmayacak!
Sayfa 66·Kitabı okudu