" Duş yapan hemen herkesin aklına parlak bir fikir gelmiştir. Ancak fark yaratan, duştan çıkıp, kurulanıp bu konuda bir şey yapan kişidir".
- Nolan Bushnell
O günü hatırlıyorsunuz değil mi? O hayali ilk kurduğunuz günü? Ne hayaldi ama, o an ne kadar yakın gelmişti size, hatta heyecanlanmış tınız belki de. Yaşamınızın projesiydi o zaman. Hala ara sıra aklınıza geliyor bu fikir, bu rüya, yaşamınıza anlam verecek bu atalım. Ama gerçek şu ki, bu rüyanın peşinden hiç koşmadınız, koşamadınız. Bir sürü neden vardı koşamamanız için, eksik nedenleri de siz buldunuz hemen. Ne kadar hoş olurdu bu fikrin peşinden gitmek, bütün olasılıkları denemek, tüketmek belki de.. "Bir gün" yapacaktınız, harekete geçecek, hayallerinizi gerçekleştirecektiniz.
Ama sonra, bir şekilde o "bir gün" hiç gelmedi. Artık gelecek gibi de gözükmüyor. Çünkü siz çok iyi bir ikna ustasısınız. En iyi ikna ettiğiniz kişi de tabii ki kendiniz. Kendinize neler dediğinizi hatırlıyor musunuz? Ama hatırlamanıza gerek yok ki! Hala aynı hikayeleri anlatıyorsunuz, ne zaman sizin için gerçekten anlam ifade edecek ve yaşamınıza tat katacak, ama rahat ettiğiniz bölgeden çıkmanızı gerektirecek bir fırsat çıksa! Bu hikayelerin, bu nedenlerin farkında mısınız?
İçinizde bir direnç, sıkışıklık, rahatsızlık, ağırlık hissediyor musunuz? Güzel! Demek ki doğru bir noktaya dokunduk. Tekrar beyninizin, zihninizin kıvrımları arasına saklanmadan bu hayallerinizi, nedenlerinizi, korkularınızı, endişelerinizi yakalayın ve kağıda dökün.
Peki, şimdi size söyleyeceklerimi kulak verin: Öyle "bir gün" diye bir gün yok. Eğer bir gün uyanıp, sonunda uzun zamandır beklediğiniz eyleme geçme zamanının geldiğini sanıyorsanız aldaniyorsunuz. Uydurduğunuz her bahane, "karşılığı olduğu zaman" diye