Nihan Özdamar

Bakara Suresi 156. Ayet: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma. (Onlar, başlarına bir musibet gelince " Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve Şüphesiz O'na döneceğiz." derler.)
Sayfa 25·Kitabı okudu
Reklam
Kararttın dünyanın senden başkası aydınlatmaz. Düşündükçe kalbine düşen o yangına 'dur' de. Biliyorum, herkesin acısı kendine fazladır. Sen de unutma, bunları bir tek sen yaşamadın. Senin gibi uykusuz kalan çok insan oldu.
Sayfa 5·Kitabı okudu

Nihan Özdamar

, bir kitap okudu
1/10
·160 syf.·
31 saatte okudu
·
2019 11. kitabı
Songül Ünsal
6.9/10 · 4.251 okunma
Raslantısal duygu durumu ve gün sonu hisler
Yavaş ilerleyen trafikte yan şeritten bir araba sinyal bile vermeden önünüze atlıyor. 15 dakika önce aynı hareketi yapmış olmanıza rağmen asılıyorsunuz kornaya. El hareketi de yapınca karşı taraf, kaybediyorsunuz kendinizi. Arabanın içinde bağırıp çağırmaya başlıyorsunuz. Neye yarar sağladığını düşünmüyorsunuz. Bunun size ne getireceğini düşünmüyorsunuz bir arabanın önüne geçmesinin yaşamınız için taşıdığı anlamı düşünmüyorsunuz. Sonunda bütün gün için kullanacağınız enerjinin yarısını tüketmiş olarak ve ufak bir baş ağrısı için de dönüyorsunuz kendi dünyanıza. İşe geldiğinizde hala sinir küpüsünüz. Masanıza geçip oturuyorsunuz bakalım bugün nasıl geçerek uzunca zamandır sizi hayaller dünyasına alıp götüren o düşünceler birbiri ardına geliyor; istifa etmek, kendinize daha uygun ve daha çok tatmin edecek bir iş bulmak, dünyayı dolaşmak, bir iş kurmak, o müthiş rüyanızı gerçekleştirmek, artık insanlara "hayır" demek.. Telefonun sesi ile ilgili atılıyorsunuz günün içine.....
Sayfa 96·Kitabı okudu
HAYALLER AZİM EYLEM
" Duş yapan hemen herkesin aklına parlak bir fikir gelmiştir. Ancak fark yaratan, duştan çıkıp, kurulanıp bu konuda bir şey yapan kişidir". - Nolan Bushnell O günü hatırlıyorsunuz değil mi? O hayali ilk kurduğunuz günü? Ne hayaldi ama, o an ne kadar yakın gelmişti size, hatta heyecanlanmış tınız belki de. Yaşamınızın projesiydi o zaman. Hala ara sıra aklınıza geliyor bu fikir, bu rüya, yaşamınıza anlam verecek bu atalım. Ama gerçek şu ki, bu rüyanın peşinden hiç koşmadınız, koşamadınız. Bir sürü neden vardı koşamamanız için, eksik nedenleri de siz buldunuz hemen. Ne kadar hoş olurdu bu fikrin peşinden gitmek, bütün olasılıkları denemek, tüketmek belki de.. "Bir gün" yapacaktınız, harekete geçecek, hayallerinizi gerçekleştirecektiniz. Ama sonra, bir şekilde o "bir gün" hiç gelmedi. Artık gelecek gibi de gözükmüyor. Çünkü siz çok iyi bir ikna ustasısınız. En iyi ikna ettiğiniz kişi de tabii ki kendiniz. Kendinize neler dediğinizi hatırlıyor musunuz? Ama hatırlamanıza gerek yok ki! Hala aynı hikayeleri anlatıyorsunuz, ne zaman sizin için gerçekten anlam ifade edecek ve yaşamınıza tat katacak, ama rahat ettiğiniz bölgeden çıkmanızı gerektirecek bir fırsat çıksa! Bu hikayelerin, bu nedenlerin farkında mısınız? İçinizde bir direnç, sıkışıklık, rahatsızlık, ağırlık hissediyor musunuz? Güzel! Demek ki doğru bir noktaya dokunduk. Tekrar beyninizin, zihninizin kıvrımları arasına saklanmadan bu hayallerinizi, nedenlerinizi, korkularınızı, endişelerinizi yakalayın ve kağıda dökün. Peki, şimdi size söyleyeceklerimi kulak verin: Öyle "bir gün" diye bir gün yok. Eğer bir gün uyanıp, sonunda uzun zamandır beklediğiniz eyleme geçme zamanının geldiğini sanıyorsanız aldaniyorsunuz. Uydurduğunuz her bahane, "karşılığı olduğu zaman" diye
Sayfa 81·Kitabı okudu
Reklam