Nihan Özdamar

Insanlara devamlı aynı şeyleri söyleyerek, onları zorlayarak, anlatarak onları değiştiremezsiniz. Değişim sürecine girebilmek çin insanların en büyük ihtiyacı "duyulduğunu hissetmek" tir. Ve inanın bana, bir insana verebileceğiniz en büyük hediye onu yargılamadan, çözüm önermeden, saf bir merakla, can kulağı ile dinlemek ve duyulduğunu hissettirmektedir.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Reklam
"İnsanın ayağı dağlara takılmaz, ayağımızı kaydıran küçük taşlardır".
Sayfa 105·Kitabı okudu
Uyanmaya, kendinizi tanımaya, karanlıktaki yanlarımızı ortaya çıkarmaya çalışmamızın bir nedeni var. Bazen Bize acı veren bütün çabamızın ardında aslında tek bir istek var. Yaşamımızın yönetimini ele almak. Çünkü içten içe biliyoruz ki sevdiğimiz bir yaşamı, yönetimini ele almadan yaratmayacağız. Ama bilmediğimiz bir şey var: Yönetmek demek, kontrol etmek demek değildir. Yönetmek demek, aynen bir kaptan gibi, yaşam gemimize yön vermek, rotamızı çizmek, hangi limanlara uğrayacağımıza, hangi yükleri taşıyacağımıza, mürettebatı nasıl yöneteceğimize karar vermek demektir. Biz is, yönetmek ile kontrol etmeyi karıştırıyoruz çoğu zaman. Ve kontrol edemeyeceğimiz şeylerin peşinde koşarken kendi yönetimimizi elden kaçırıyoruz. İlişkide olduğumuz insanları, işimizi, müşterilerimizi, patronumuzu, sevgilimize, eşimizi, çocuğumuzu, kendimizi, toplumumuzu, dünyayı, evreni kontrol etmeye çalışmaktan bahsediyorum. Kabul edin artık, bu mümkün değil. Tek kontrol edebileceğimiz şey kendimiz, eylemlerimiz, sözlerimizdir. Belki de kontrol edemeyeceğimiz şeylerle, yönetebileceğimiz şeyleri ayırt edersek ve kendimizi istediğimiz sonuçları almak üzere yönetmeye başlarsak, bir süre sonra bütün evrenin de sözünü dinlemeye, istediklerimizu vermeye daha istekli olduğunu görmeye başlarız, ne dersiniz? Ne demek kendini yönetmek? Kendini yönetmek demek yaşamın elinde oradan oraya savrulan bir yaprak olmamak, yaşama tepki vermeyi bırakıp yanıt vermeye başlamak demektir. Yaşamın karşısında bir tavır almak ve kendi gerçeğini, kim olduğunu güvenle söyleyebilmek ve bu sözün arkasında durabilmektir. Kendinizi yönetmek üzere ilk adımı attığınızda, uzun zamandır başıboş gezmekte olan bir geminin yönetimine geçen kaptan gibi hissedebilirsiniz. Dümeni kontrolden çıkmış, rüzgarların ve dalgaların yönetimindeki
Sayfa 99·Kitabı okudu
Her insanın yaşadığı olay farklı, her insanın yaşadığı ve karşılaştığı insanlar farklıdır; ruhlar farklı, dokunuşlar farklı, bakışlar farklı ve düşünceler farklı. Dolayısıyla her insanı çektiği acılar başka oluyor. Kimsenin içindeki duyguyu kendi duyduğunuzda kıyaslamayın. İnsanların düşüncelerini küçümsemeyin duygularını küçümsemeyin.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Herşeye "Evet" dersen, "Hayır" dediğin vakit kötü ilan edilirsin. Hatırı sayılmıyor artık bir fincan kahvenin.. Çıkar doğrultusunda kurulan tüm duygular ansızın yıkılır. İnsanlar sürekli bir şeyler ister. İstediğini alamayınca içindeki zehirleri kusar.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Reklam