Kolayı bu çünkü. Kız, küs ve somurt bir köşede. Kaçmayı daha kolay buldum. Her şeyden, herkesten kaçmanın soluklanacak bir durağı var, ama kendinden kaçıyorsan durmadan kaçıyorsun, durduğun, dinlendiğin bir an bile olmuyor. Şunca senedir yaptığım bundan başka bir şey değildi. Kendimi yarım hissediyordum. Yarım yamalak… Bu yarımlığı hatırlamamak için üstünü örtüyordum kendimin. Görünmez olana kadar.
Şu hayatta annem yok, babam yok, karım yok, kardeşim yok… Bunca yokluk içinde var olmaya çalışıyorum. Abim şimdi gelmiş diyor ki kardeşlik bugünler için… Abi bu kardeşlik ben evlenirken neredeydi? Abi bu kardeşlik ben inşaatlardan demir toplarken neredeydi? Abi ben dükkânı kurarken, onca borca harca girmişken, her ay krediyi ödeyemezsem ne yaparım diye düşünürken neredeydi bu kardeşlik? İkinizden de para istemezdim, gelin şu işin ucundan tutun demezdim, “Yoruldun” deseniz yeterdi be, “Aferin” deseniz yeterdi, “Sıkışırsan ben varım” deseniz yeterdi. İlla karımızı mı aldatmamız gerekiyordu kardeşlik bu günler içindir sözünü duymamız için, birbirimize açılmamız için.