Ne diyeceğimi, nereye bakacağımı bilemedim, ellerime baktım. Senin eski hayatın, diye düşündüm, benim eski hayatım. Seninle aynı bahçede oynadım, Sohrab. Aynı evde yaşadım. Ama otlar kurumuş, araba yolumuzda bir yabancının cipi duruyor, asfaltımıza yağ damlatıyor. Eski yaşamımız bitti, Sohrab; o yaşamdakiler ya öldü ya da ölmek üzere. Artık bir tek seninle ben varız. Yalnızca sen ve ben.