Olaya kadın-erkek, pozitif-negatif ayrımcılık diye bakmayacak kadar şey yaşadık.
Ben ne "bayan değil kadın" sınıfındayım, ne de "kadınlar eve dönsün" güruhundanım.
Böyle bir şey yok çünkü. Ne Türklükte ne de müslümanlıkta yok. Nereden bakarsan bak yok yani. Ben de anca bu iki pencereden bakarım, gerisi ile ilgilenmiyorum. Taa amazon kadınlarına kadar gitmenin bir alemi yok. Türk kadınını yüceltirken müslüman hanımı gömmenin alemi de yok tabi. Ne bu kitap için ne de x kitap için yazıyorum bunu. Genel yargım budur.
Kitapta anlatılan kadınların hikayeleri ilk olmaları sebebiyle değil de yaşadıkları zorluklar nedeniyle takdire şayandı. Ben çok severek okudum.
Her şeyin bir yeri , zamanı ve de en önemlisi bir yakışanı bulunduğuna inanıyorum ben. Olduğum yerden bakınca, ben de kadınlara yakışıp yakışmayan işler, meslekler olduğunu düşünüyorum. Ama bu kendini geliştirmek isteyen, uzaya çıkmak isteyen kadınlara karşı olduğum anlamına gelmez. Tabi ki gurur da duyuyorum. Ar, namus, haya üçgeni yanlış bir pencereden izleniyor. Çok basit bir şekilde karımı erkek doktor muayene edemez diyen adam neden kızını doktor olması için teşvik etmiyor? Ne bekliyor topraktan mı yetişsin kadın doktor? Ben de yakışanı var dedim, yapışanı değil. Bir kadın NASA'da çalışmaya başlayan ilk Türk İNSAN'ı olunca neden erkekler aşağılanmış olsun ki? Dümdüz binlerce örnek var önümüzde. Anlayamadığım şey, Türk olmak ile müslüman olmanın ayrılmaya , ayrıştırılmaya çalışılması. Zaten ayrı bunlar ama bir müslüman Türk hem başarılı hem de bildiğin takvalı bir müslüman olabilir. Ve bunun kadını erkeği de yok. Tuhaf tuhaf yorumlar ve kitaplar da bunu değiştiremez. İyi insan kötü insan ayrımı başkadır, iyi kul kötü kul başka. Bunları kendinde birleştirmek isteyen birleştirir. Cumhuriyet, sadece kadınlara